Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1118 E. 2020/3193 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1118
KARAR NO : 2020/3193
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.06.2015 tarih ve 2013/883-2015/304 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili ve davalı …Ş vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı İstaş A.Ş’de 500.000/1.150 hamiline hisse senedi sahibi ve bu sebeple de şirket ortağı olduğunu, davalılardan İstaş A.Ş. adına kayıtlı … ilçesi …köyü … ada 7 parselde kayıtlı 59.900 m2 yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazı, diğer davalı …Ş’ye 11.12.2012 tarihinde 1.700.000,00 TL bedelli satış göstermek suretiyle devrettiğini, davaya konu taşınmazın tapuda satışını yapan İstaş A.Ş’nin ve alıcı Starwood A.Ş’nin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin aynı veya yakın akrabalardan teşekkül ettiğini, ilgili taşınmazın … Belediyesi imar planlarında kalmakta olup, üç katlı konut alanına isabet ettiğini, bu sebeple de her ne kadar tapu kaydında tarla vasıflı görünmekte ise de, çok cüzi bir harcama yapılarak idari işlemleri tamamlandığı taktirde yaklaşık değerinin 7-8 Milyon TL civarında olduğunu, bu sebeple de taşınmazın normal piyasa değerinden oldukça düşük bir fiyat ile muvazaa yapılmak suretiyle devir ve temlik edildiğini, ayrıca taşınmazın tapu kayıtlarında 1.700,000 TL miktarlı satıldığı gösterilmiş ise de, bu miktarın davalı şirketlerin kayıt ve defterlerinde dahi doğru olarak yansıtılmadığını ve birtakım muhasebe yöntemleri ile kayıt üzerinde girdi-çıktı yapılarak buharlaştırıldığını, zaten uzun zamandır aktif olarak ticari faaliyette bulunmayan İstaş A.Ş’nin, kıymetli ve değeri her geçen gün katlanarak artan bir taşınmazı satması için de hiçbir maddi sebebi bulunmadığını ileri sürerek, davalı …Ş adına kayıtlı … ilçesi …köyü … ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapusunun muvazaa nedeniyle iptali ile diğer davalı İstaş A.Ş adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde satış miktarını 1.7000.000.- TL olarak belirtildiğini, gerçekten de satış bedelinin 1.700.000.- TL olduğunu, dava değeri olarak harca esas olmak üzere 10.000.- TL gösterildiğini, öncelikle dava değeri olan 1.700.000.- TL üzerinde harcın tamamlanması gerektiğini, davalı İstaş A.Ş sermaye şirketi olup yetkili organlarının mevcut olduğunu, davacının ise anılan şirketin hissedarı olduğunu, dava açma ve taraf olma ehliyeti olmadığını, satış ve alış işlemlerinin taşınmazın gerçek değeri üzerinden yapıldığını, satış bedeli olan 1.700.000.- TL’nin 500.000.- TL’si satıcı şirketin alıcı şirkete cari hesaptan doğan borcuna mahsup edildiğini, bakiye miktarın ise çeklerle ödendiğini, tarafların tacir olduğunu, satıcı şirketin uzun zamandır faaliyette bulunmadığını, herhangi bir faaliyeti olmayan şirketin dava konusu taşınmazı satarak bedellerini banka hesabına yatırdığını, satıcı müvekkil şirketin dava konusu taşınmaz dışında bir çok taşınmazının bulunduğunu, taşınmazın satışında herhangi bir usulsüzlük olmadığını, satıcı şirket yönetim kurulunun da 01.11.2012 tarihli karar ile dava konusu taşınmazın, vekil edeni diğer alıcı şirkete 1.700.000.- TL bedelle satılmasına karar verdiğini ve satışının yapıldığını, satıcı şirketin taşınmazı satışa yetkili olduğuna dair … Ticaret Sanayi Odası’nın 07.11.2012 tarihli yetki belgesinin de mevcut olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın İstaş şirketine ait ana sözleşme gereği yönetim kurulunun aldığı karar dairesinde satılması ve sonrasında yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edilmesiyle satış işlemininde şeklen bir usulsüzlük bulunmadığı, satış bedelinin çek ve banka vasıtasıyla ödendiği, davalı İstaş şirketine ait 04.11.2014 tarihli genel kurul toplantı tutanağından da anlaşıldığı üzere satışın genel kurulda sermayenin 2/3’ü aşan çoğunlukla kabul edilip dolayısıyla yönetim kurulunun ibra edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/11-173 E., 2009/24 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere taşınmaz satışlarının genel kurulda gündeme geldiği ve buna rağmen yönetim kurulunun sermayenin 2/3’nün katılımı ile ibra edildiği anlaşılırsa, artık taşınmazları satın alanın iyi yada kötüniyeti aranmaksızın bu satışın geçerli olduğu kabul edilebileceği yönündeki içtihadı da birarada değerlendirildiğinde, yapılan satış işleminin geçerli olup davacı tarafın muvazaa iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı İstaş A.Ş’nin diğer davalıya satışını gerçekleştirdiği ve dava konusu olan şirket taşınmazının, satış esnasındaki değerine ilişkin bilirkişice yapılan karşılaştırmalı değerlendirmeye göre piyasaya değerinin çok altında satıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, şirket adına işbu davaya konu edilen taşınmazın satışı konusunda bir tasarrufta bulunulması için yönetim kurulu kararı yeterli olmadığı gibi, TTK 408/2-f maddesi muvacehesinde, şirketin önemli bir varlığını oluşturan sözkonusu taşınmazın satışına ilişkin alınmış davalı İstaş A.Ş.’nin bir genel kurul kararına da rastlanmamıştır. Bu husus, davalı İstaş A.Ş.’nin Sermaye Piyasası Kanunu kapsamından çıkma talebine ilişkin başvurusunun incelenmesi neticesinde 29.08.2014 tarihli ve 840 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu karar evrakında da; “Bir genel kurul kararı veya esas sözleşmeden alınan bir yetki bulunmaksızın, şirketiniz varlıklarının satılarak (… ilçesi …mevkiinde bulunan 59.900 m2 arsanın Starwood A.Ş.’ye satışı) …… şirketiniz varlıklarını azaltıcı mahiyette işlemlerde bulunulduğu dikkate alınarak, sözkonusu varlık satışları ve bağışlar hakkında şirketiniz ortaklarına yapılacak bir genel kurul toplantısında bilgi verilmesi ve sözkonusu işlemlerin genel kurul onayına sunulması gerektiği…..” şeklinde belirtilmiştir.
Bu durumda, dava konusu satış işlemine ilişkin TTK 408/2-f maddesi uyarınca şirket genel kurulunun bir karar alması gerektiği hususu gözden kaçırılarak, bir yönetim kurulu kararı ile ortada gerçek ve açık bir ibra olmadığı halde satışı gerçekleştiren yöneticilerin genel kurulda ibra edildiğine ilişkin karar gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.