YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1186
KARAR NO : 2021/3412
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 2019/İHK-17922 sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Başvuran/davacı vekili, müvekkiline ait fiber kesim tezgahlarının davalı tarafından elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, cihazlarda meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olmasına rağmen tazminatın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 Euro’nun tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile 104.724,00 Euro’nun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karşı taraf/davalı vekili, cihazlardaki hasarın poliçe kapsamında olmadığını, ayrıca tazminatın TL olarak talep edilebileceğini savunarak istemin reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, uyuşmazlığın çözümünün tahkim için öngörülen süreyi aşacağı gerekçesi ile dosyanın görevli mahkemeye tevdi edilmek üzere Sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmiştir.
Karara başvuran/davacı vekilince İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, 02-09.04.2018 tarihli hasar bakımından makinenin hasarlanması üzerine hasar giderilmeksizin kullanılması neticesinde makinenin tüm modüllerinin hasarlandığı, dolayısıyla genel şartlara göre bu hasarın poliçe kapsamı dışında olduğu, diğer iki hasarın ise poliçe kapsamında olduğu, ancak bu hasarlar ilişkin ödenen lutuf ödemelerinin de düşülmesi gerektiği, bu durumda toplam 222.749,05 TL tazminatın hesaplandığı, davacı her ne kadar Euro olarak tazminat talep etmiş ise de poliçede güvencelerin TL olarak verildiği, buna göre TL cinsinden hüküm kurulması gerektiği, TTK’nın 1427 maddesi uyarınca davalının bildirimi izleyen 45 gün içerisinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesi ile itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, 222.749,05 TL’nin tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İtiraz Hakem Heyetince, davalının TTK’nın 1427. maddesi uyarınca davacının tazminatın ödemesine ilişkin talebinin davalıya tebliğini izleyen 45. gün temerrüde düştüğü gerekçesi tazminatın 21.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Ancak, TTK’nın 1427. maddesinin 2. fıkrası “Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.”hükmünü, 4. fıkrası ise “Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.” hükmünü haiz olup, bu hükümler uyarınca hasar ihbarı üzerine sigortacının araştırmaları bittiği tarihte alacak muaccel hale geleceği gibi, araştırmalarının ihbar tarihinden itibaren 45 günü aşması halinde dahi ihbarı izleyen 45. gün alacak muaccel hale gelecek olup ayrıca temerrüt için ihtara da gerek bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta,
İtiraz Hakem Heyetince kabul edilen 222.749.05 TL zarardan 85.205.00 TL’nin ilişkin olduğu 17.05.2017 tarihli hasar sigorta şirketine 23.05.2017 tarihinde ihbar edilmiş, ekspertiz raporu 05.01.2018 tarihinde düzenlenmiştir. Bakiye 137.544.50 TL’nin ilişkin olduğu 12.09.2017 tarihli hasarda 19.10.2017 tarihinde ihbar edilmiş, ekspertiz raporu 05.01.2018 tarihinde düzenlenmiştir.
Bu halde her iki alacak ihbarı izleyen 45 gün sonunda muaccel olduğundan 85.205.00 TL’nin 07.07.2017 tarihinden, 137.544,50 TL’nin 04.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde nasıl hesaplandığı anlaşılamayan ve çelişkili şekilde 05.11.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yanlış ve bozmayı gerektirmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararı düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 1. numaralı bendinin çıkarılarak yerine “Başvurunun kısmen kabulüne, 85.205,00 TL’nin 07.07.2017 tarihinden, 137.544,50 TL’nin 04.12.2017 tarihinden işleyecek avans faizleri ile davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine” ibarelerinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 15.161,59 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.