Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1307 E. 2021/3912 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1307
KARAR NO : 2021/3912
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ : 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2018 gün ve 2018/71 – 2018/484 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.12.2019 gün ve 2019/767 – 2019/7769 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bünyesinde “ODR POP”, ODR HAUTE” ve “ODRELLA” olmak üzere üç marka bulunduran yurt içi ve yurt dışında birçok ülkeye satış yapan bir şirket olduğunu, müvekkilini aynı zamanda ürettiği ürünlerin tasarımcısı olduğunu, bu tasarımlarını tescil ettirdiğini, davalının müvekkiline ait tescilli tasarımları piyasaya çıktığı anda taklit edip üreterek toptan veya perakende sattığını, davalının defaten bu ihlallere son vermesi için uyarıldığını, uyarıların sonuçsuz kalması üzerine hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2012/40499 Sor. sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 17. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararına dayalı olarak arama el koyma işlemi yapılıp taklit ürünlere el konulduğunu, davalının el konulan ürünlerinin müvekkilinin tescilli tasarımlarının aynısı olduğunu ileri sürerek, tasarım tescil belgesine tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, tecavüz eden ürünlere el konulmasına, üretiminde kullanılan her türlü makine ve teçhizata el konulmasına, ürünlerin yer aldığı her türlü görsel, işitsel reklamasyon ürünlere el konulmasına, 500.- TL maddi, 5.000.- TL manevi ve 5.000.- TL itibar tazminatına, masrafı davalıdan alınarak kararın ilanına karar verilmesini talep etmiş, bila tarihli dilekçesi ve 12.02.2015 tarihli duruşmada şikayetlerinin endüstriyel tasarıma ilişkin olduğunu, haksız rekabete ilişkin bir iddialarının olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce gerekçe ilavesi suretiyle onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.04.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, 554 sayılı KHK hükümlerinin yanı sıra TTK’nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak tecavüzün ve haksız rekabetin tesbiti, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 12/02/2015 tarihli karar ile davacının 554 sayılı KHK hükümlerine göre korumadan faydalanmasının mümkün olmadığı, haksız rekabete dayalı davanın ise zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ceza zamanaşımının uygulanmamış olması nedeniyle kararı temyiz etmiş, Dairemizin 25/01/2016 tarih 2015/6439 E. 2019/688 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin 554 sayılı KHK hükümlerine dayalı tüm temyiz itirazlarının reddine, TTK’nın haksız rekabet hükümlerine dayalı davada ise ceza zamanaşımı konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş ve bu bozma ilamına mahkemece uyulmuştur.
Bozma ilamına uyulmasından sonra yeniden yapılan yargılama sonrasında mahkemece bu kez, bozma ilamına uyulmasına rağmen davanın 554 sayılı KHK hükümlerine dayalı olduğu ve davacının 02/02/2014 tarihli ve 12/02/2015 tarihli beyanlarına göre haksız rekabete dayalı bir davasının olmadığını açıklamış olması nedeniyle bu yönden bir değerlendirme yapılması gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin bu beyanları, Dairemizin bozma ilamından önce yapılan yargılamada mevcut olup, bu beyanlara rağmen mahkemece haksız rekabete dayalı dava yönünden davanın zamanışımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı, davacının böyle bir talebi bulunmadığını ileri sürmemiş, bu konuda kararı temyiz etmemiş, davacı ise temyiz dilekçesinde zamanışımının dolmadığını savunmuştur. Bu nedenlede Dairemizce, mahkemenin haksız rekabete dayalı davanın zamanaşımından reddine ilişkin kararı incelenmiş ve davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bu bozmaya uyulduktan sonra Dairemizin bozma ilamına rağmen bu kez bozma kararından evvel davacı vekilinin vermiş olduğu bir dilekçeye dayalı olarak haksız rekabete dayalı dava bulunmadığı ve davanın sadece 554 sayılı KHK hükümlerine dayalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırmıştır. Dairece verilen ilk kararda, hiçbir maddi hata bulunmamaktadır. Mahkeme, dava dilekçesindeki beyanlara göre haksız rekabet davasının varolduğunu kabul ederek karar oluşturmuş; bu karara karşı davalı temyize gelmemiş, davacı ise zamanaşımın dolmadığını iddia ederek temyize gelmiştir.
Bu nedenle mahkemece, davacının usuli kazanılmış hakkı gözardı edilerek haksız rekabet davası olmadığı gerekçesiyle kurulan hükmün bozulması için karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddi düşüncesine katılmıyoruz.