Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1317 E. 2021/3911 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1317
KARAR NO : 2021/3911
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2018 gün ve 2018/402 E. – 2018/1075 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 25.11.2019 gün ve 2019/1073 E. – 2019/7459 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, 19.06.2007 tarihli protokolle müvekkiline ait Ambarlı Termik Santrali İşletme Müdürlüğü sahasında yer alan… parsel sayılı taşınmazın 12.070,46 m2, … parsel sayılı taşınmazın 7.058,00 m2, … parsel sayılı taşınmazın 2.652,04 m2’lik kısmı olmak üzere 21.780,50 m2 arsa ile 03/02/2009 tarihli ek protokolle bu taşınmazların bitişiğinde yer alan 7.226,70 m2 arsa olmak üzere toplam 29.006,70 m2 protokollerde belirtilen şartlar dahilinde davalı BEDAŞ’ın kullanımına tahsis edildiğini, 19.06.2007 tarihli protokolün 8.3. maddesi “EÜAŞ veya BEDAŞ’dan herhangi birinin özelleşmesi halinde protokol kendiliğinden sona erer. Bu durumda BEDAŞ herhangi bir hak talebinde bulunamaz” şeklinde olduğunu, 03.02.2009 tarihli ek protokolün 1 yıllık süresinin talep ile bir defa uzatıldığını, ayrıca sözleşmenin 9.2 maddesi “Protokolün yürürlükte olduğu süre içerisinde BEDAŞ’ın özelleştirilmesi durumunda protokol kendiliğinden sona erer. BEDAŞ’ın haklarını devralan firma sahanın kullanımıyla ilgili herhangi bir hak talebinde bulunamaz” şeklinde düzenlendiğini, 08.03.2013 tarih ve 28581 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile BEDAŞ’ın hisselerinin tamamı Cengiz Kolin Limak ortak girişimine devredilmesi ile özelleştirildiğini, bu durumda protokollerin son bulduğunu, davalı taraftan bu hususları belirterek tahliye talep edilmesine rağmen davalı tarafın arsayı tahliye etmediğini ileri sürerek her iki protokole dayanarak tahsis edilen toplam 29.006,70 m2 taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, BEDAŞ’ın müdahalesinin önlenmesi ile belirtilen parsellerden tahliyesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, yargı harçları yönünden karar re’sen bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.