YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1436
KARAR NO : 2021/1608
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.05.2017 tarih ve 2016/218 E. – 2017/182 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2020/150 E. – 2020/163 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde kayıtlı bulunan 2000/15471 sayılı “DESTEK +Şekil ” ibareli markanın tescil ettirilmiş olduğu 35. sınıftaki “organizasyon, danışmanlık ve büro hizmetleri’’, 41. sınıftaki “eğitim hizmetleri’’ ve 42. sınıftaki “araştırma ve mühendislik hizmetleri’’ yönünden “kullanılmamaları sebebiyle” 556 sayılı KHK’nın 14/1 hükmü gereğince iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın 2000/15471 sayılı markasının hükümsüzlüğü davası bakımından Ankara Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin İstanbul’da ikamet ettiğini, bu nedenle davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini ve esasa ilişkin olarak da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, davalı şirketin adresi itibariyle 556 sayılı KHK 63/3 maddesi gereğince İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin yetkili bulunduğu gerekçesi ile davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine dair verilen kararın 31.05.2019 tarihinde istinafa başvurulmaksızın kesinleşmiş olmasına rağmen, davacı vekilince yetkili mahkemeye dosyanın gönderilmesinin talep edilmemiş olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ve davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta verilen önceki kararın 556 sayılı KHK’nın 63. maddesi uyarınca verilmiş yetkisizlik kararı olduğu, yetkisizlik kararının gereğinin HMK’nın 331/2 uyarınca yerine getirilmemiş olması nedeniyle de mahkemece davanın açılmamış sayılması ve bu arada davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki 20.11.2019 tarihli ek karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yetkisizlik kararı üzerine dosyanın HMK’nın 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca yetkili mahkemeye gönderilmesinin davacı vekilince talep edilmediği gerekçesiyle esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.