Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1495 E. 2021/1245 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1495
KARAR NO : 2021/1245
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.12.2019 tarih ve 2019/385-2019/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “DİYEFORM” ibareli 2015/97093 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin “ETİ FORM”, “ETİ FORM ŞEKİL”, “FORM EXTRA”, “FORM PLUS”, “FORM ŞEKİL”, “FORM+” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın 29, 30 ve 32. sınıf bir kısım mallar yönünden kabul edildiğini, anılan karara karşı yeniden inceleme taleplerinin YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin öz markalardan oluşan yaklaşık 600 ürün çeşidine sahip olduğunu, bu özel markaların sadece BİM mağazalarında satışa sunulduğunu, bu nedenle taraf markalarının hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceğini, tüketicilerin farklı mağazalarda satışa sunulan dava konusu markaları alırken yanılmasının mümkün olmadığını, FORM ibaresinin şahsa, kuruma münhasır marka haline gelebilecek nitelikte ibare ya da bir markanın esas unsuru olabilecek nitelikte bir ibare olmadığını, ETİ FORM ve DİYEFORM markaları arasında bütüncül yaklaşım itibariyle görsel ve işitsel olarak benzer olmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-10241 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; başvuru konusu DİYEFORM markası ile kısmi redde gerekçe olan “FORM” ibareli markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olup ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili: davacının tescilini istediği “DİYEFORM” ibareli markası ile haksız yarar sağlama amacı güttüğünü, ihtilaf konusu markalar arasında benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının kötü niyetle müvekkile ait tanınmış marka ile benzer marka yarattığını ve müvekkilin markalarının tanınmışlığından haksız kazanç sağlama amacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “DİYEFORM” ibareli 2015/97093 sayılı başvuru markasının “DİYE” ve “FORM” ibarelerinin bir araya getirilerek oluşturulduğu, başvuru markasında bir araya gelen ibarelerin anlamlarını kaybederek yeni ve farklı anlamda bir ibare ortaya çıkarmadığı, ortalama tüketici kitlesi nezdinde de davacıya ait başvuru markasının “DİYE+FORM” şeklinde iki ayrı ibare olarak algılanacağı, başvuru markasındaki “FORM” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, bu itibarla markalar arasında 29, 30 ve 32. sınıf mallar yönünden 556 sayılı marka KHK’nın 8/1-b maddesi anlamda karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.