Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1512 E. 2020/5040 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1512
KARAR NO : 2020/5040
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2017 gün ve 2014/1011 – 2017/350 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.11.2019 gün ve 2019/4426 – 2019/7397 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, “Kombassan Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, 2000 yılından itibaren davalı şirket temsilcileri tarafından geri ödemelerin durdurulduğunu, para tahsili için verilen makbuzlar geri alınarak yerine “Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu” ibaresi bulunan belgeler verildiğini, gerçekte müvekkilinin davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.’ye ortak olmadığını, “SPK’ya muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti” suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, müvekkiline verilen 06.04.2000 tarihli “Ortaklık Durum Belgesinde 68.860,00 DM karşılığı 60.148,58 YTL’nın 06.04.2000’den itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 58.948,34 TL’nin 28.12.2007 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı şirket vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
(1) Dava, davalı şirket ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ”31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun’un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerektiğinden davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, davalı şirkete ilişkin kararın re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.11.2019 tarih 2019/4426 Esas, 2019/7397 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalı şirket’e iadesine,
16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.