Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1524 E. 2020/4386 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1524
KARAR NO : 2020/4386
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/05/2018 gün ve 2018/399-2018/519 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı adına Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mucur ocağı işletmeciliği yaptığını, davalının müvekkili şirket şantiyesinde yönetici olarak çalıştığını, müvekkilinin dava dışı Doğa Hazır Beton San. Tic. Ltd. Şti’ye sattığı mucur bedeli olarak Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’ye ait 21.250,00 TL bedelli bir adet çek aldığını, karşılığında Doğa Hazır Beton firmasına faturalar kesildiğini, söz konusu çekin şirket merkez ofisinde muhafaza edilirken kaybedildiğini, buna ilişkin çek iptali davası açıldığını, davalının söz konusu çekin kendisinde olduğunu belirterek müdahale talebinde bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu çekin yetkili hamili olduğunu, davalının davaya konu çeki müvekkili şirketin bilgisi ve haberi dışında gizlice emniyete suistimal sureti ile aldığını, müvekkili şirket çalışanlarının davalının şirket çalışanı olması nedeniyle büroya rahatça girip çıkmasından şüphelenmediklerini, çekte müvekkili şirketin cirosunun olmamasının çekin davalı tarafından kötü niyetle gizli, hukuka aykırı olarak alındığını gösterdiğini iddia ederek çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete 2008 yılında çalışmaya başlayıp 2011 yılında şantiye şefliği ve yönetim kurulu temsilcisi olarak atanıp, 01/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığını, bu konuda iş mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, davalı şirkette 6 yıl süre ile çalıştığı ve şantiye şefi ve yönetim kurulu temsilciliği yaptığını, şirkette çalışmakta iken şirket içerisinde bulunan maaş alacaklarına ve müvekkilinin davacı adına borçlandığı kişilere ödemek üzere cirolamaktan imtina ederek çeki müvekkiline verdiğini, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, iş mahkemesinde görülmekte olan dava sebebiyle koz olarak kullandığını, söz konusu çekin müvekkiline davacı şirket tarafından verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak, dava konusu çekin ciro olmadan davalının elinde bulunmasının çekin rıza dışında elden çıktığını ispat için yeterli olmadığı, davacı tarafça davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı adına Hazine vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Hazine ve Maliye Bakanlığı adına Av. … tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesinde Hazinenin 667 sayılı KHK ile kapatılan davacı şirketin yerine geçtiğini beyan etmiştir. Dairemizin 06.01.2020 tarih 2019/1747 E- 2020/62 K sayılı kararı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı adına yapılan temyizin incelenebilmesi için, Av. …’tan davacı şirketin 667 sayılı KHK ile kapatıldığını ve kendisinin vekil olarak yetkili kılındığını gösteren belgeler dosyamıza kazandırıldıktan sonra, Dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Geri çevirme kararı sonrası Av…., 10.03.2020 tarihinde verdiği beyan dilekçesinde, davacı şirketin 667 sayılı KHK ile kapatılan kurumlar arasında olmadığını, mahkemece sehven sorulmadan kendisine tebligat çıkarılması üzerine, yetkisiz olduğu halde sehven dosyaya katıldığını beyan etmiş; beyan dilekçesi ekinde ibraz ettiği Şanlıurfa Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri Bürosunun 09.03.2020 tarih ve 184563 sayılı yazısında Baysal Sağlık Maden İnş.Tic.AŞ.’nin Şanlıurfa sınırları içinde kapatılan kurumlar içinde bulunmadığı tespiti yapılmıştır.Yine Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 16.03.2020 tarih ve 2020/1690 sayılı cevabi yazısında, davacı şirketin faal olduğu bildirilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı şirketin 667 sayılı KHK ile kapatılan kurumlardan olmadığı, Av….’un yetkisiz olarak duruşmaya katılarak kararı temyiz ettiği, bu nedenle ortada geçerli bir temyizin olmadığı anlaşılmakla, Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dosyada yetkisiz olan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 22.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.