YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1548
KARAR NO : 2021/2138
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.03.2018 tarih ve 2014/369 E. – 2018/212 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.11.2019 tarih ve 2018/1303 E. – 2019/1448 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı karşı davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin ve davalı şirketin dava dışı Ekinciler Mermer.. Ltd. Şti’nin ve As Mermer..Ltd. Şti’nin ortakları olduğunu ve müvekkilinin her iki şirketin de müdürü olarak görev yaptığını, davalı şahısların davalı şirketin ortakları olduğunu, zikredilen şirketlerin müvekkilinin ve davalı şirketi temsil eden … ve …’tan herhangi birinin imzası bulunması koşuluyla müştereken temsil ve ilzam edildiğini, davalıların yetkileri bulunmamasına rağmen şirketlerin banka hesabından para çekip, bu paraları davalı şirketin uhdesine geçirip, daha sonra da aynı parayı şirketlere borç olarak vererek adı geçen şirketleri zarara uğratıklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile adı geçen şirketlere ödenmesini istemiş, karşı davaların reddini talep etmiştir.
Davalı karşı davalı vekili, asıl ve birleşen davalara karşı ayrı ayrı açtığı karşı davalarda, davalının müdür olarak göreve geldiği 2005 yılından bu yana şirketleri kötü yönettiğini, bu nedenle kâr payı hakkından mahrum kaldıklarını, davalının şirkete ait makinelere yakmak suretiyle zarar verdiğini, şirketlere ait bir takım makine ve teçhizatların teşvik belgesiyle alındığını, davalı müdürün bu teşvik belgelerinin kapamasını usulüne uygun olarak yapmaması sebebiyle ilgili vergi dairesinin ceza uygulamasının muhtemel olduğunu, davalının şirketlere ait aidat ve elektrik borçlarını ödemediğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı olmak üzere, yoksun kalınan kâr payı sebebiyle 50.000.-TL, makinelere verilen zarardan dolayı 50.000.- TL, teşvik belgeleri sebebiyle 25.000.- TL, aidat ve elektirik borçları sebebiyle 15.000,00 TL zararın davalıdan tahsiliyle kendilerine ödenmesini istemiş, asıl ve birleşen davaların reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında davalı-karşı davacıların asıl ve birleşen karşı davalarda talep edilen tazminat kalemlerini bildirdiği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlar ile incelenen şirket ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar, davalı-karşı davacı şirketle ilgili ticari defter ve kayıtlar, vergi dairesine sunulan bilanço içeriğine göre kayıtlarının birbirini doğruladığı, asıl ve birleşen davada davacının davalılar hakkındaki iddia ve talepleri ile, asıl ve birleşen davadaki davalılar-karşı davacılar tarafından, davacı-karşı davalı aleyhine açtıkları karşı davalarında karşı davacıların karşı davalı … hakkındaki iddia ve taleplerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl dava, asıl davadaki karşı dava, birleşen dava, birleşen davadaki karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, şirket ortaklarının şirket yöneticisinin eylemleri sebebiyle uğradıkları doğrudan ve dolaylı zararların tazmini için dava açabilecekleri ancak dolaylı zararların kendilerine değil şirkete ödenmesini talep edebilecekleri, somut olayda mahrum kalınan kar payı ve şirket makinelerine ilişkin talebin karşı davacılar bakımından dolaylı zarar niteliğinde olmasına rağmen davacıların söz konusu zararın kendilerine ödenmesini talep ettikleri, bu durumda bu taleplere ilişkin davanın dinlenilmesinin mümkün olmadığı, diğer bir tazminat kaleminin ise teşvik belgeleri nedeniyle uğranılması muhtemel cezaya ilişkin olduğu, dosya kapsamından bu belgelere ilişkin olarak ilgili vergi dairesince uygulanmış bir ceza olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla henüz ortada bir zarar olmadığından bu talebin de dinlemeyeceği, mahkemece karşı davaların anılan gerekçelerle reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davaların kararda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de
bulunmamasına ve karşı davalarda ileri sürülen ve davalı limited şirket müdüründen tahsili istenilen zararların şirket ortakları bakımından dolaylı zarar niteliğinde olmasına, TTK’nın 555. maddesine göre, şirket ortaklarının dolaylı zararlarının ancak şirkete ödenmesini isteyebilecek olmalarına, karşı davacıların söz konusu zararların kendilerine ödenmesini talep etmiş olmaları karşısında bu yöndeki davaların dinlenemeyecek bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı karşı davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar-karşı davacılardan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.