Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1561 E. 2021/2708 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1561
KARAR NO : 2021/2708
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.02.2018 tarih ve 2015/839 E. – 2018/134 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/2262 E. – 2020/238 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerin murisi ile davalı banka arasında 23.08.2010 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden murise kredi kullandırıldığını, geri ödeme planıyla, ödemelerin 24.09.2010 ila 24.08.2015 tarihleri arasında yapılmasının öngörüldüğünü, davalı banka tarafından kullandırılan kredi için 2010 ila 2014 yılı Şubat ayını kapsayacak şekilde hayat sigortası yaptırıldığını ve sigorta poliçelerin her yıl yenilendiğini, ancak bankanın 2014 Şubat ayından sonraki dönem için sigorta yaptırmadığını ve bu hususta murisi bilgilendirmediğini, oysa davalı bankanın Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 6/2. maddesine göre bu hususta bildirim yapmakla yükümlü olduğunu, banka tarafından sigorta yaptırılmaması sebebiyle bakiye kredi borcunun müvekkillerince ödendiğini, ödenen tutardan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, murisin, hayat sigortasına ilişkin başvuru formunda sigortanın yenilenmesini istemediğini açıkça bildirdiğini, bu nedenle müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplanan deliller itibariyle, davalı bankanın muriste poliçenin yenileceği hususunda bir güven oluşturduğundan söz edilemeyeceği, bunun yanında murisin başvuru formunda açıkça sigortanın yenilenmesini istemediğini bildirmesi karşısında bankanın ilgili yönetmeliğe göre bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna varılamayacağı, bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 22.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.