Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1604 E. 2021/1253 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1604
KARAR NO : 2021/1253
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2020 tarih ve 2019/754-2020/60 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Es Prekast İnş.Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalıların kefil olarak yer aldığını, kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu olan davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerini aksatması nedeniyle hesabın kat edildiğini, davalı şirketin elinde bulunan teminat mektubu ve çek yapraklarını iade etmediğini ileri sürerek şimdilik çek yaprakları nedeniyle müvekkilinin yasal sorumluluk miktarı olan toplam 60.630.- TL’nin ve mer’i teminat mektubundan kaynaklanan 4.598,40 TL olmak üzere toplam 65.228,40 TL’nin davalılardan tahsili ile müvekkili bankada faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, gayri nakdi alacağın yargılama aşamasında nakde dönüşmesi halinde söz konusu bedellerin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, asıl borçlu olan müvekkili Es Prekast İnş. Ltd. Şti. yönünden bir temerrüt veya bir muacceliyet durumunun söz konusu olmadığını, davalı bankanın müvekkiline vermiş olduğu teminat mektuplarının tamamının süresinin bitmediğini, usulüne uygun kat ihtarı yapılmadığını, müvekkillerine çıkarılan usulsüz kat ihtarlarına itiraz ettiklerini, davacı bankanın davaya konu ettiği ve var olduğunu iddia ettiği alacaklar nedeni ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin davacı bankanın söz konusu riskleri için bankaya temlik ve ipotek verdiğini, kefil olarak davaya taraf olan diğer müvekkillerinin imzaladığı kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, imzalanan kredi sözleşmesinin davacı banka tarafından hazırlandığını ve maktu sözleşme olduğunu, müvekkilleri aleyhine yazılı olan maddelerin genel işlem koşulu mahiyetinde olmaları nedeniyle geçersiz olacağını, davacı bankanın çek yaprağı başına sorumlu tutulmasının bankanın şahsi sorumluluğu niteliğinde olup, bu ödeme yükümlülüğünün yasayla davacıya verildiğinden müşteri ve kefillerden istenemeyeceğini, davacı açısından herhangi bir risk gerçekleşmediği halde gayri nakdi alacakların depo edilmesinin haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tüm davalılara yönelik davanın kabulü ile 65.228,40 TL.’nin davalı tarafından davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabında depo edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.