YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1630
KARAR NO : 2021/1047
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/290 E. – 2018/44 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/12/2019 tarih ve 2018/1828 E- 2019/1343 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “NORM”, “NORM”, “NORM”, “NORTEA”, “NORTON”, “NORTON”, “NORTON SECURED” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “NORT” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer bulunduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2017-M-4874 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016/60080 kodlu “NORT” markasının tescil edilmesi halinde, 35. sınıftaki “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” ve “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, …. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacıya ait “NORTON” markasının tanınmış marka olmadığını, “NORTON” markası ile “NORT” markasının arasında görsel ya da işitsel bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının “NORT” ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet “NORM”, “NORM”, “NORM”, “NORTEA”, “NORTON”, “NORTON”, “NORTON SECURED” ibareli markaları arasında işitsel, görsel, telaffuz ve kavramsal açıdan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi bağlamında davaya konu edilen hizmetler bakımından iltibas oluştuğu, “NORTON” markasının sektöründe yoğun ve etkin şekilde kullanılarak maruf ve meşhur hale getirildiği, dava ekinde sunulan bilgi ve belgelerden de tanınmış marka olduğu, bu durumda tescili halinde davacı markasının tanınmışlığından da haksız yarar sağlama ihtimali olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne YİDK kararının iptaline, 2016/60080 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının TPMK aşamasındaki itirazının kısmi yapılmış olması nedeniyle YİDK iptali davası yönünden davanın kabulüne şeklinde hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak hükümsüzlük davasında markanın kısmen hükümsüzlüğü talep edilmesine rağmen markanın tümü yönünden hüküm tesis edilmesi doğru olmamış ise de bu hususta davalı …’un bir istinaf itirazı bulunmadığından ve sair yönlerden de gerekçenin yerinde olduğu gerekçesi ile davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 10/02/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.