Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1684 E. 2021/2145 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1684
KARAR NO : 2021/2145
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ : ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.02.2020 tarih ve 2019/145-2020/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil firmanın, inşaat boyaları ve ısı yalıtım sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini ve müvekkiline ait “filli boya” tanınmış markasının TPMK nezdinde tüm sınıflarda ve özel/01695 sayı ile tescilli olduğunu, davalı firmanın ticaret ünvanında yer alan “FİLSAN” ibaresinin, “fil” ibaresi ile sanayinin kısaltılmış hali olan “san” ibaresinin birleşiminden oluştuğunu, aynı zamanda davalı … adına kayıtlı www. filsanboya.com alanı adıyla da faaliyet gösterdiklerini, tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunması sebebiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek vaki tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, “FİL” ibaresinin davalı firma ticaret ünvanından terkinini, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş; 20.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili …’a husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin davacının bayisi olduğunu, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından dosyaya sunulan yetkili satıcı belgesinde ”Filsan Boya Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Neteks Boya Tek. A.Ş ürünleri yetkili satıcısıdır.” ibaresinin yer aldığı, belgenin Fawori genel müdürü ve Betek Satış grup müdürü tarafından imzalanmış olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan belgedeki mümziler hakkında beyanda bulunma talebi üzerine verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça bu konuda beyanda bulunulmadığı, dava dilekçesinde davacı şirketin “filli boya”, “fawori”, “dalmaçyalı” gibi markalar ile sektörün tanınır markaları olduğundan bahsettiği, 24.11.2014 tarihli celsede de davalının, davacı Betek kuruluşunun, grup şirketlerinden dava dışı Neteks A.Ş’nin sattığı “favori” boyalarının bayii olduğunu beyan ettiği, dosyaya sunulan belgede davalının ticaret ünvanı biliniyor olmasına rağmen davacının, dava dışı Neteks ile birlikte belgeyi imzalamasının çelişkili davranış yasağı kapsamında artık davalının ticaret ünvanını kullanmasına karşı çıkmasına engel olacağı, bu nedenle davalının ticaret ünvanının terkinine ilişkin davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı …’e ait alan adının kullanımının ise davacıya ait tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirketin ünvanının terkinine yönelik talebinin reddine, davalının … tarafından kullanılan www.filsanboya.com olan alan adını kullanarak davacı markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı …’dan alınması ile davacıya ödenmesine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde gazetede masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebi ile davalıya ait ticaret unvanının kısmen terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulü ile davalı şirketin unvanından “FİL” ibaresinin silinmesine ve ticaret sicilinden terkinine, davacının tescilli markalarına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmiş, davacılar lehine sadece maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir. Anılan hüküm davacı yanca temyiz edilmemiş olup davalı vekilinin temyiz istemi üzerine davalılar lehine bozulmuştur. Mahkemenin bozmadan önceki kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmediğinden, maddi-manevi tazminat talepleri dışındaki diğer talepler bakımından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hususunda davalılar lehine kazanılmış usuli hak oluşmakla temyize konu hükümde markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemi yönünden de davacı lehine vekalet ücreti takdiri yerinde olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekiyor ise de anılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği takdir olunmakla yerel mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazların REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 6. bendindeki ”Davacı vekiline markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca takdir olunan 4.910,00 TL ücreti vekaletin davalılardan tahsiline davacıya ödenmesine,” ibaresinin hüküm fıkrasından tümüyle çıkartılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 08/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.