Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/176 E. 2020/4840 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/176
KARAR NO : 2020/4840
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.03.2017 tarih ve 2015/486 E- 2017/145 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.06.2019 tarih ve 2018/1242 E- 2019/707 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “CASA” esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “CASATO” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2014/40412 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve başvurunun tümüyle reddinin gerektiğini, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2015-M-8980 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket, kendisine yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının “casa” asıl unsurlu markaları ile dava konusu “CASATO” ibareli marka başvurusu arasında benzerliğin bulunduğu, başvuru kapsamındaki malların davacı adına tescilli 2006/14242 sayılı “casa home”, 2012/102069 sayılı “casa depo”, 2011/103684 sayılı “casa” ve 2013/49360 sayılı “studio casa” ibareli markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerle benzer oldukları, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının gerçekleştiği, davacı markalarının aynı KHK’nın 8/4 maddesi anlamında tanınmış olduğu ancak marka kapsamları örtüştüğünden anılan madde hükmünün somut olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2015-M-8980 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “CASATO” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2006/14242, 2012/102069, 2011/103684 ve 2013/49360 sayılı “CASA” asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı anlaşılmakla, davalı … ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 09.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.