YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/18
KARAR NO : 2020/3392
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/10/2019 tarih ve 2019/201-2019/365 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “BEKO” esas unsurlu 3, 4, 6, 7, 8, 9, 11, 12, 14, 16, 20, 21, 24, 25, 27, 28, 35, 37. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2015/63523 sayılı 7. ve 35. sınıf mal ve hizmetler için “BEKOMSAN” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacının iltibas ve tanınmışlık hukuki sebeplerine dayanarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle bu kez davalı tarafından yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun 7. sınıftaki “Kompresörler” ürünü bakımından devamına karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2016/M-8646 sayılı kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, sektörlerinin farklı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının “BEKO” ibaresinden oluşan özgün bir kelime olduğu ve ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, davacı özgün markasının aynı harf sırasıyla davalı başvurusunda yer aldığı, davalı başvuru markasında yer alan “SAN” ibaresinin de çoğunlukla sanayi kelimesinin kısaltılmış hali olduğu, işaretler arasında 7. sınıf hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali yüksek olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 28.09.2016 tarih 2016/M-8646 sayılı kararının iptaline, davalı şirkete ait 2015/63523 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.