Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1854 E. 2021/3049 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1854
KARAR NO : 2021/3049
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23.05.2018 tarih ve 2015/417 E. – 2018/201 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1896 E. – 2020/157 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 16.143,71 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, diğer taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince de, İlk Derece Mahkemesi’nin kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarile 72.080.-TL’dir. Davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktarın 16.393,71 TL olduğu nazara alınarak anılan miktarın yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.