Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1863 E. 2021/1725 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1863
KARAR NO : 2021/1725
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2018 tarih ve 2016/213 E- 2018/169 K. sayılı kararın davacı vekilli tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1853 E- 2020/64 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 2010/68928, 2003/00987, 2012/81760, 2012/81759, 2005/02711 numaralı “VALERON” markalarının toplumda tanınmışlık düzeyine ulaştığını, davalı şirketin davacı markasına çok benzer olan “VALERİAN-KA” ibaresinin 05 ve 35. sınıflarda tescili için 2014/37266 sayı ile marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun bir kısım emtialar çıkarıldıktan sonra tescil edilmek üzere ilanı üzerine davacı tarafından itiraz edildiğini, TPMK MDB’ce 35. sınıfa ilişkin hizmetlerin başvurudan çıkarılmasına karar verildiğini, bu kez başvuru sahibinin itirazının TPMK YİDK kararı ile kabul edilerek kısmi ret kararının kaldırıldığını ve davalı başvurusunun 35. sınıfa ilişkin hizmetler için de tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysaki taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2015-M-9144 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının itirazına mesnet markalarının ev tekstil sektöründe kullanılacağını, davalının ise kozmetik ve gıda takviyeleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, davaya konu marka kapsamındaki ürünlerin eczanelerde satıldığından ve insan sağlığını ilgilendirdiğinden ortalama tüketicilerin daha dikkatli olacağını, davacı yana ait markaların tanınmış marka olarak kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf markalarının emtia listeleri çekişmeli 35. sınıf bakımından benzer ve ilişkili hizmetlerden oluşmaktaysa da 2014/37266 sayılı “VALERIAN-KA” ibareli davalı markası ile davacının “VALERON” ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında bağlantı kurma ihtimali kapsamında “benzerlik” ve iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusuna nisbi nedenlere dayalı yapılan davacı itirazının reddine dair TPMK YİDK kararlarının iptali ile davalıya ait başvuru markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında “benzerlik” ve “iltibas tehlikesi” bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir ve önceki marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait itiraza mesnet markalar “VALERON” ibaresinden, davalının 2014/37266 sayılı başvuru markası ise “VALERİAN-KA” ibaresinden oluşmaktadır. Her iki taraf markasının da Türkçe’de bilinen bir anlamı bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı tarafın önceki tarihli markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunun kabulü gerekir. Davalı markasının ise yazım şekli itibariyle “VALERIAN” ve “KA” şeklinde iki ayrı sözcük gibi değerlendirilmesi gerekir. “VALERON” ve “VALERIAN” ibareleri karşılaştırıldığında, davacının yedi harfli markasından altı harfinin aynı sırayla davalı markasında da bulunduğu, “-KA” ekinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, ortalama tüketici kitlesinin bütüncül bakış açısı dikkate alındığında, davalı başvurusunun, davacının seri markaları arasına sızma niteliğinde olduğu ve taraf markalarında aynı/benzer olduğu kabul edilen emtialar yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında “benzerlik” ve “karıştırılma” ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken, hatalı gerekçe ile ilk derece mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.