YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1938
KARAR NO : 2021/3133
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kavak Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.06.2016 tarih ve 2008/87 E. – 2016/240 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri … ve …’un 07/09/2003 tarihinde Metro Turizm Seyahat’a ait … plakalı otobüsün karıştığı Samsun Ankara karayolunda meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandıklarını, söz konusu tarihten itibaren süren tedavileri neticesinde eski sağlıklarına kavuşamayan müvekkillerin maddi ve manevi anlamda mağdur olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. Şti vekili, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 07/09/2003 tarihinde davalılardan Metro Turizm seyahate ait sürücüsünün davalı … olan … plakalı araç ile davalılardan sürücüsü … olan … plakalı araç ve yine davalılardan sürücüsü … olan … plakalı araçların karıştığı trafik kazası neticesinde davacıların yaralandıkları, alınan kusur raporunda davalı …’ün tam kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı …’ın iş ve güçten kalma zararı ile genel vücut çalışma gücü kaybı zararının davacı tarafça ispat edilemediği, yaşanan trafik kazası nedeniyle her iki davacının yaşadıkları acı ve elem nedeniyle manevi tazminat talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 745,83 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı …’a verilmesine, davacı … yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacı … için 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı … temyiz etmiştir.
1-)Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalılardan …’ün tam ve asli kusurlu (8/8) olduğu, diğer davalılar … ile Metro Turizm Seyahat Ltd. Şti.’nin işleteni olduğu otobüsün sürücüsü …’ün kusursuz oldukları kabul edildikten sonra, hüküm fıkrasında davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulduğu, anlaşıldığından hükmün anılan nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-)Kabule göre de; mahkemece davada taraf sıfatı bulunmayan, fer’i veya asli müdahale talebi de bulunmayan ihbar olunan Axa Oyak Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
3)Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ile davalı …’ün temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı …’ün temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.