YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/194
KARAR NO : 2020/4706
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.03.2018 tarih ve 2014/197-2018/59 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yazılı ve sözlü anlaşma olmamasına rağmen müvekkili şirket tarafından dava dışı Tempus Reklam İletişim Danışmanlığı ve Eğitim A.Ş için hazırlanıp teslim edilen reklam filmi davalı şirketin internet sitesinde müvekkili şirketin bilgisi ve rızası alınmaksızın ve hiçbir telif ücreti ödenmeksizin uzun bir süredir yayınlandığını, müvekkili şirketin reklam filminin yapımcısı olup söz konusu “Taşyapı reklam filmi” ile ilgili yönetmen, oyuncu ve müzik hakları sahipleri ile mali hakların devrine dair sözleşme yaptığını, reklam filminin mali ve manevi haklarının müvekkil şirkete ait olduğunu, bununla birlikte davalının dava dışı Tempus şirketine ödediği bedelin reklam filmi bedeli olup internette kullanımından kaynaklanan telif ücreti olmadığını, reklam filmi bedelini müvekkiline ödeme yükümlülüğü müvekkili ile sözlü anlaşma yapan dava dışı Tempus şirketine ait olduğunu, davalıdan talep edilen reklam filminin bedeli değil filmin internette kullanımından doğan telif bedeli olduğunu ileri sürerek, reklam filminin davalının internet sitesinde yayının kaldırılması ve durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 5846 sayılı Yasa’nın 68. maddesi gereğince şimdilik fatura bedelinin 75.000.-TL’sinin (dava değeri) 3 katı cezası ile davalıdan tahsilini ve reklam filminin çoğaltılmış kopyalarının, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imha edilmesine karar verilmesini, talep etmiş, 16.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 229.982.-TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dava konusu reklam filmini dava dışı Tempus firmasına aralarındaki 31.01.2006 tarihli yazılı anlaşma hükümlerine göre yaptırdığını ve protokol ile belirlenen bedelin dava dışı firmaya ödendiğini, bu bedele sadece film yapım ücreti değil tüm giderler ile telif hakkı bedeli de dahil olup firmanın bu bedel dışında her ne ad ve şart altında olursa olsun başkaca ücret talebinde bulunmayacağı hüküm altına alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu reklam filminin müvekkili şirket tarafından uzun süredir kullanıldığını, müvekkili şirketin izinsiz kullanımı olmadığını, davacı ile aralarında yazılı ve sözlü anlaşma bulunmadığını, reklam filminin 2005 yılından beri çeşitli TV kanallarında gösterildiğini davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; FSEK 66/son maddesinde; “tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği” öngörülmüş, Borçlar Kanunu’nun 51/1 maddesinde “Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği” , Türk Medeni Kanun’un 4. maddesinde de “Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği” düzenlenmiş olup, uygulanacak yüzde açısından ve kullanım süresi dikkate alındığında ve son raporda da bilirkişilerin daha önceki bilirkişi raporunda emsal bedele katıldıklarını bildirdiklerinden ve taraflar arasında sözleşmesel ilişki kurulduğundan emsal bedel mahkemece de 1.680.-TL olarak belirlenmiş bu bedelin 4 yıl ihlal süresi kapsamında kullanıldığının tespit edildiği, somut olayda davacının 3 katı bedele hak kazandığı (ihlal süresi ve ihlalin dava tarihi itibarıyla dahi güncel olması hususları bir arada değerlendirildiğinde) FSEK’in 68. maddesi kapsamında farazi sözleşmenin kurulmuş olduğu 6.720.- TL’nin 3 katı tazminatın( 20.160) davalıdan tahsili ile ödenmesi ile fazlaya ilişkin istemin reddine, reklam filminin çoğaltılmış kopyalarının ve kalıplarının imhasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Mahkemece bozma öncesi davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına faiz işletilmediğine davacı yanın temyiz itirazının Dairemizin 23.06.2014 tarih ve 2014/1671 Esas- 2014/11833 Karar sayılı ilamının 1 nolu bendi ile reddedilmesi nedeniyle karşı taraf yararına doğan müktesep hak gözetilerek işbu kararda faize hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince davanın ıslahla artırılan 229.928,20 TL dava değeri üzerinden harçlandırıldığı ve Mahkemece FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 6.720,00 TL’nin 3 katı 20.160,00 TL’ye çıkarılmasıyla ulaşılan 209.768,00 TL yönünden reddedildiği dikkate alınarak bu tutar üzerinden 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. kısmına göre nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, olayda uygulanma yeri olmayan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/1 maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri için belirlenen maktu tarifenin üç katı olan 9.435,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen sebeple davalı şirket vekilinin reddedilen kısım üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 4 no’lu bendinin çıkarılarak yerine “…Davanın kısmen reddi nedeniyle; red edilen kısım üzerinden AAÜT’nin 3. kısmında yer alan tarife uyarınca hesaplanan 18.536 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 3.528,84 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine,
03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.