Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1949 E. 2021/1630 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1949
KARAR NO : 2021/1630
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2006 tarih ve 1995/617-2006/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı … tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacıya ait bankada personel olarak çalıştığını, banka veznesinden 20.06.1995 günü bedeli tahsil edilmeden ancak tahsil edilmiş gibi 85.507 ABD doları havale yapıldığını ve ayrıca 15.493 ABD dolarının da elden kayıtsız ve haklı neden olmadan …’a ödendiğini, bu suretle bankanın 100.000 ABD doları zarara uğradığını, tutarın daha sonra TL ye dönüştürülerek neticede bankayı 4.300.000.000 TL zarara uğrattıkları ileri sürerek bu bedelin %120 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, yapılan işlemlerde kusurları ve kasıtları olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; bilirkişi raporunun olayın oluşuna uygun, denetime açık ve karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.300,00 YTL’nin %120 cari faiz ve masrafları uygulanmak suretiyle ile 03.07.1995 dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka görevlilerinin görev tanımına uygun olmayan fiilleri nedeniyle uğranılan banka zararının tazmini istemine ilişkindir. İşbu davada, davalıların, davacının selefi banka ile aralarındaki hizmet sözleşmesine ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle bankayı zarara soktukları ileri sürülerek tazminat isteminde bulunulmuş olup hükmedilen tazminat tutarı bakımından mahkeme kararında bir isabetsizlik söz konusu değilse de hükme esas kılınan bilirkişi raporunda, davalıların saptanan fiilleri nedeniyle davadışı şahıs ile banka arasında açık kredi ilişkisi kurulduğundan bahisle hükmedilecek tazminata cari kredi faiz oranları üzerinden temerrüt faizi uygulanması gerektiğinin öngörülmesi ve mahkemece de bu hususun benimsenerek hükmedilen tutara %120 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Şöyle ki, davalıların haksız ve hukuka aykırı fiilleriyle, banka ile davadışı gerçek kişi ile arasında açık kredi ilişkisi kurulmuş sayılsa da, yukarıda da belirtildiği üzere, işbu davada, anılan kredi ilişkisinden kaynaklanan ve davadışı şahıs tarafından ifa edilmesi gereken borcun tahsil edilememesi nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini değil, davalıların fiilleri nedeniyle banka kasasından yapılan 100.000 $ tutarındaki nedensiz ödeme nedeniyle oluşan banka zararının Türk Lirası cinsinden tazmini talep edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, hükmedilen tazminat tutarına, davacının sıfatına nazaran işin ticari niteliği de gözetilerek, 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi çerçevesinde temerrüt faizi uygulanması gerekirken yazılı şekilde ve mahiyeti-miktarı da belirtilmeksizin “masraflar” ibaresine yer verilmesi suretiyle hükmün icrasında da tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmiş olması yerinde olmayıp davalı …’ın temyiz itirazının kabulüyle hükmün bu nedenle bozulması gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte bulunmadığından, HUMK’nın 436/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde düzeltilerek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. paragrafındaki “4.300,00 YTL’nin yıllık %120 cari faiz ve masrafları uygulanmak sureti ile 03.07.1995 dava tarihinden itibaren” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.300,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren ve değişen oranlar gözetilmek suretiyle 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranı, 01.01.2000 tarihinden itibaren tahsiline değin ise avans oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte” ibaresinin eklenmesi suretiyle yerel mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.