YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1985
KARAR NO : 2021/4395
KARAR TARİHİ : 25.05.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2016 tarih ve 2015/458- 2016/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Türk Patent Enstitüsüne 17.05.2012 tarihli 2012/05777 başvuru numarası ile incelemesiz patent başvurusunda bulunulduğunu, TPMK tarafından 17.05.2012 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile TR 2012/05777 B numaralı incelemesiz patent hakkının verildiğini, Türk Patent Enstitüsü nezdinde 02.09.2014 tarihli 2014/71466 kodla işlem gören “FIRINBURGER” ibareli markanın 29., 30., 35., 45., sınıflardaki ürün ve hizmetleri içeren marka tescil müracatları üzerine Markalar Dairesi tarafından 29/01. sınıf, 30/03. sınıf, 35/06. sınıf ve 43/01 sınıf bakımından markada geçen “FIRINBURGER” kelimesinin esas unsur gibi gösterildiği, işbu kelime cins ismi olması veçhile markanın bu şekliyle tescilinin 556 sayılı KHK md. 7/1-c’ye aykırılık oluşturacağının belirtilerek tescil başvurusunun kısmi ret edilmesi üzerine karara karşı, işarette “FIRIN” ve “BURGER” kelimelerinin bir araya geldiğini ve özgün bir logonun da eklendiği, “FIRIN” kelimesindeki N harfinin de ters çevrilerek yazıldığını, başvuru konusu işaretin ayırtediciliğinin bulunduğunu ve kullanımla da ayırtedicilik kazandığını beyan ederek 556 sayılı KHK m. 53 uyarınca, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itirazda bulunmuş olsalar da Türk Patent Enstitüsü’nce 22.10.2015 tarihli 2015-M-10335 sayılı YİDK ret kararına yapılan itirazlarının da reddedildiği ve TPMK YİDK kararının iptaline, talep konusu 2014/71466 başvuru numaralı “FIRINBURGER” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; belli bir bölgede kullanma yoluyla ayırtedici nitelik kazanan işaretin KHK’nın 7/II’ye göre tescil olunarak tekel altına alınmasına izin verilemeyeceği ve mutlak ret nedenleri yönünden marka başvurusunun değerlendirildiğini ve YİDK’in itirazın reddi kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; başvuruda kullanılan ibarenin kullanımı zorunlu, jenerik, vasıf belirtici niteliği itibariyle tescil kapsamına alınan malların hizmetlerin ayrılmaz bir parçası olması karşısında işaretin fonksiyonel açıdan anılan malların hizmetlerin serbest bir unsuru olarak değerlendirilmemesi sebebiyle işaretin malları, hizmetleri piyasada ferdileştirerek, teşhis edilebilir kılmaktan ve bu bağlamda malları hizmetleri talep edenlerce başka işletmelerin ürünlerinden ve hizmetlerinden ayırtedebilmesini olanaksız kıldığı, “FIRIN BURGER” ibaresinden müteşekkil işaretin başvuru kapsamında yer alan mal vehizmetler için somut olarak ayırtedicilik vasfı bulunmadığından başvurunun 556 sayılı KHK md. 7. maddesinin a, c, d bendi hükümleri gereğince ve işaretin kullanımla ayırtedicilik kazandığına ilişkin kanıtın da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve tescil istemine ilişkin olup, Mahkemece davacının başvurusunun konusu olan “FIRINBURGER” işaretinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-a-c-d maddeleri kapsamında marka olamayacak işaretlerden olduğu ve kullanma ile de ayırtedicilik kazandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre ayırtedicilik kazanan ve böylece tescil engelini aşan “FIRINBURGER” işaretinin marka olabileceği belirtilmiştir. Mahkemece rapor alınması gereği duyulduktan sonra bilirkişi görüşüne itibar edilmediğine göre; sektör bilirkişisi de dahil edilmek suretiyle oluşacak yeni heyetten rapor alınıp, işaretin kullanmayla ilgili mal ve hizmetler bakımından ayırtedicilik kazandığı yönünde dayanılan davacı delilleri de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.