YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2006
KARAR NO : 2021/5072
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.10.2019 tarih ve 2019/471-2019/1051 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı … vekili ve asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davalı …vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Ford Otomotiv San. A.Ş. tarafından İngiltere’de yerleşik Ford Motor Company Limited Firmasından EXW olarak satın alınan muhtelif otomotiv parçası emtiasının Almanya’dan Türkiye’ye demiryolu ile nakliyesi sırasında Türkiye’ye girişine müteakip Silivri yakınlarında bulunan Kabakça tren istasyonunu yaklaşık 300 metre geçtikten sonraki makasa geldiğinde deray (vagonun raydan çıkması) meydana geldiğini, vagonların raydan çıkması sonucunda meydana gelen tren kazası sebebi ile Svvapbodylerin içerisinde bulunan Otomotiv Parçası emtiasının hasarlandığını, yapılan iki ayrı exper çalışmaları neticesinde hasarın tespit edildiğini, bir kısım malların kullanılamaz hale geldiğini, müvekkil şirketin, sigortalısına ödediği hasar tutarı olan 426.855,31 TL’den Abonman Sözleşmesinde yer alan %6 ilave bedel olan 16.657,38 EURO mahsup edildikten sonra bakiye 386.302,92 TL rücuen tazminat alacağının davalı demir yolundan tahsiline yönelik tüm başvurularının sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle 386.302,92 TL rücuen tazminat alacağının 14.02.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen dava yönünden yine aynı taşımaya ilişkin dava dışı sigortalıya ödenen 43.358,77 TL rücuen tazminat alacağının sağlanması amacı ile Kartal 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6686 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalıların itiraz ederek takibi durdurduklarını, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu demiryolu taşıması sırasında vagonların üzerinde bulunan konteynerler ve içlerindeki bir kısım eşya hasarlanmış olduğunu, hasarlı konteynerlerdeki eşya başka vagonlara aktarılmak suretiyle varış istasyonuna ulaştırıldığını, bu taşıma işinde dava dışı OMSAN LOJİSTİK A.Ş. TTK hükümlerine göre taşıtan olduğu, meydana gelen aksaklıklardan dolayı tazminat talep hakkı taşıtana ait olduğunu, taşıma evraklarına göre taraf gözükmeyen Ford Otomotiv San. A.Ş. ve onun halefi olduğunu iddia eden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple de davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin TCDD’nin kusurunun bulunmadığını, taşıtanın tercih ettiği vagonların TCDD’ye ait yollara uyumsuzluğu nedeniyle dava konusu olayın meydana geldiğini savunarak asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacı …Ş. vekili tarafından tarafları ve konusu aynı ve derdest olan Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/471 esas sayılı dosyasında müvekkil şirketin ihbar edildiğini, davaya konu hasarlanmanın 06.11.2011 tarihi olduğu, hasara uğramış emtianın alıcıya teslim tarihi üzerinden 2 yıldan fazla bir süre geçmiş olması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, hasarlanmadan dolayı tüm sorumluluğun demiryollarına ait olduğunu, faiz işletme tarihi olarak temerrüt tarihinin esas alınması gerektiğini savunarak davanın reddine, %20’den az olmamak üzere icra kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin birleşen itirazın iptali davasında icra inkar tazminat talebi olmadığı halde davacı lehine davalı … aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davacının davasının kabulü ile, 386.302,92 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile Kartal 5. İcra Müdürlüğünün 2012/6686 esas (İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6686) esas sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin 40.001,92TL üzerinden devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması ve haksız itiraz nedeniyle hüküm olunan miktarın takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalı … AŞ’den alınarak davacıya verilmesine, davalı …’nün aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının ise alacaklının bu yönde talebi bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davalı … vekili ve asıl davada ihbar olunan birleşen davada davalı …Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı … vekili ve asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davalı …vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı … vekili ve asıl davada ihbar olunan-birleşen davada davalı …vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 22.245,96 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı …’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.453,92 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalı … Loj. A.Ş’den alınmasına, 15/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, eşya taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Asıl dava 28.08.2012, birleşen dava ise 17.09.2013 tarihinde açılmış olup, asıl davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Yasa’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesi (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Geçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.
Bir sübjektif hak, kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir. Dava, borçludan başka üçüncü kişiye karşı açılırsa, davalının, davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hakim kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse bunu kendiliğinden gözetir.
Yargılama aşamasında olayın davacı ile taşıma ilişkisi içerisinde bulunan davalıya ait taşımaya tahsis edilen vagonun devrilmesi nedeniyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dava açıldıktan sonra, ancak karardan önce yürürlüğe giren 6461 sayılı Yasa uyarınca husumetin kendiliğinden, ihdas olunan TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilmesi ve usulen kendisinin davaya ithal olunarak davalı sıfatıyla anılan şirketin huzuruyla davaya devam edilmesi gerekirken davalı … huzuruyla devam edilip sonuçta Genel Müdürlük aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının re’sen bozulmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde davalı … aleyhindeki yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.