YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2016
KARAR NO : 2021/3024
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 04.02.2020 gün ve 2020/İHK-2808 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davacı …’ya ait kamyonda davalı sigorta şirketininin sigortalısı şirketin ürünü olan piknik tüpü nedeniyle meydana gelen yangın neticesinde diğer davacıların desteği …’ın vefat ettiğini, davacıların bu sebeple destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla anne… için 68.683,99 TL, baba … için 50.825,61 TL, eş … için 156.850,95 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile kardeş …’in kamyonunda meydana gelen hasar için 1.001 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yangına tüpün sebep olduğunun kesin biçimde belli olmadığını, bu sebeble zarar ile fiil arasında illiyet bağının sabit olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti, Karabük İtifaiye Müdürlüğü’nün düzenlediği rapora göre yangının tüp gaz sebebiyle meydana geldiğinin anlaşıldığı, davalının bu durumun aksini ispat edemediği, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarının Yargıtay ilamlarına uygun olduğu gerekçesiyle başvuru sahiplerinin taleplerinin kabulüne, anne… için 68.683,99 TL, baba … için 50.825,61 TL, eş … için 156.850,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş, karara karşı davalı vekili süresinde itiraz hakem heyetine başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyeti, Karabük İtifaiye Müdürlüğünün yangın raporu, Karabük Emniyet Müdürlüğü’nün olay yeri inceleme raporu ve Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki ölüm olayının ısınmak amacıyla araç içine konulan tüpün devrilmesi neticesinde çıkan yangın sebebiyle meydana geldiğinin sabit olduğu, dosyanın uyuşmazlık hakem heyetine teslim tarihine göre tahkim kararının süresinde verildiği ve hakem heyetince tespit hükmedilen vekalet ücretinde hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin bu yönlerden itirazının yerinde olmadığı ancak davacı …’nın taleplerinin reddi yönünden hüküm kurulmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına anne … için 68.683,99 TL, baba … için 50.825,61 TL, eş Kübra Yaka için 156.850,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı … hakkındaki tazminat isteminin reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Sigortacılık Kanunu uyarınca 1/5 vekalet ücreti olan 200 TL’nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tüpgaz sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 5648 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında tahkimde görülen dava sonunda hakem heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
5648 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/16. maddesinde hakemlerin görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç 4 ay içinde karar vermeye mecbur oldukları, bu sürenin ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatları ile uzatılabileceği, aksi halde uyuşmazlığın yetkili mahkemece halledileceğine amirdir.
Davacının 30.05.2019 tarihli başvurusu üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu’nca 22.06.2019 tarihinde hakeme görev tevdi edilmiş, taraflarca daha önceden başkaca bir süre belirlenmemiş ve hakem heyetince tahkim süresinin uzatılması yönünde karar alınmamış olduğundan, hakem heyetinin 4 ay içinde kararını vermiş olması gerekmektedir. 4 aylık süre madde metninde açıkça belirlendiği üzere hakemlerin görevlendirildikleri tarihten itibaren başlayacağından 22.10.2019 tarihinde dolmuş bulunmaktadır. Hakem heyeti kararı ise 02.11.2019 tarihinde verildiğinden verilen bu karar yok hükmünde olmakla hakem heyeti kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hakem heyeti kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Hakemlerin, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecbur oldukları hususu gerek 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/16 maddesinde, gerekse sigortacılıkta Tahkime ilişkin Yönetmeliğin 16/10 maddesinde düzenlenmiştir.
Yasa ve Yönetmelikte geçen dört aylık sürenin başlangıcı olan görevlendirme tarihinin ne olduğu, hangi tarihte başlayacağı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır.
Görevlendirme tarihi, hakemin dosyaya atandığı tarih mi yoksa hakemin dosyaya tasarruf etmeye başladığı tarih midir?
Hakemin dosyaya atanması ile birlikte, bu tarih itibari ile hakeme ve taraflara, dosyanın taraf ve hakem bilgileri gönderilmekte, bu bilginin kendilerine ulaşmasından itibaren Yasa’nın 30/15 maddesi gereğince hakemi red sebepleri değerlendirilmekte, en geç 5 iş günü süresinde hakemi red dilekçeleri varsa bildirilmesi için beklenmektedir. Ancak bu tarihte hakem, dosyayı ne fiziken ne de digital olarak görmemektedir. Sigortacılıkta Tahkim sisteminde, hakemin dosyada tasarruf edebildiği tarih, linklerin aktif hale getirildiği, tüm dosyanın taranmış linkinin mail ile gönderildiği tarihtir.
Bu itibarla, 4 aylık sürenin başlangıcında esas alınan görevlendirme tarihinin, hakemin dosyada tasarruf edebildiği tarih olan linklerin aktif hale getirildiği tarihin esas alınması kanunun ruhuna uygun bir yorum olacağı gibi, Sigortacılık Kanunu’nun amacına da uygun olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, hakemler dosyaya 24.06.2019 tarihinde atanmakla birlikte, hakemlerin dosyada tasarruf edebildikleri, linklerin aktif duruma getirildiği 10.07.2019 tarihi olup 4 aylık sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.
10.07.2019 tarihi ile Uyuşmazlık Hakem Heyetinin karar tarihi olan 02.11.2019 tarihi arasında yasada düzenlenen 4 aylık süre henüz geçmemiştir.
Sayın çoğunluğun 22.06.2019 tarihini 4 aylık sürenin başlangıcına esas olan lafza bağlı ancak kanunun ruhuna aykırı yorumu aynı zamanda 5684 sayılı Yasa’nın amacına da aykırı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle Uyuşmazlık Hakem Heyetince yasal 4 aylık süre içerisinde karar verilmiş olduğundan, bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının sair yönlerden incelenmesi gerekirken, kararın yazılı gerekçeyle bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.