Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2061 E. 2021/1272 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2061
KARAR NO : 2021/1272
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2016 tarih ve 2011/259- 2016/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davacı ve davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalılardan Teciroğlu firması arasında greyfurt emtiasının taşınması hususunda anlaşma imzaladıklarını, davalıya ait araca yüklenen emtianın trafik kazasında zarar gördüğünü, kaza mahalindeki emtianın toparlanması ve düzenlenmesi için Provozs firmasına 400 Euro’nun davacı tarafından ödendiğini, emtianın zarara uğraması nedeniyle alıcı firmanın 8.060,50 Euro ödeme yaptığını, emtia kazaya uğramasa idi alıcının 17.070,00 Euro ödeyeceğini, hasarlı ürünler nedeni ile davacı şirketin 6.009,50 Euro zarara uğradığını, hasarın meydana gelmesindeki kusurun tamamının davalı taşıma firmasına ait olduğunu, davalı firmanın emtiayı sigortalattığı Lutz Assekuranz firmasının da davalı taşıma firması ile birlikte hasardan sorumlu olduğunu, yapılan ihtarlara rağmen zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek 6.409,50 Euro zararın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı Teciroğlu Ulus. Nak. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … vekili, davacının usulüne uygun hasar ihbarı yapmadığını, hasarın ana sebebinin malların kendi kusuru olduğunu, sunulacak ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere hasarın sebebinin kaza olmadığını, yaşanan kaza nedeniyle oluşan hasardan müvekkil firmanın kusurlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ilgili firma bir diğer vekili vasıtasıyla, davacı-karşı davalıdan yapılan ekstra taşıma dolayısıyla alacaklı bulunulduğu iddiası ile 5.198,56 TL cari hesap alacağının 20.06.2011 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın uluslararası taşıma nedeniyle meydana gelen zarar olduğu, CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6.009,50 Euro zararın meydana geldiği, CMR 29. madde hükümleri uyarınca sınırsız sorumluluk halinin uygulanmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını, CMR 23. madde hükümleri uyarınca karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 918,70 Euro’nun dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karşı davada yapılan yargılamada ise iddia edildiği gibi taraflar arasında ticari ilişki sebebiyle cari hesap ilişkisi bulunmadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.- TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2016 tarihi itibariyle 12.270,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda davacı 6.409,50 Euro’nun davalılardan faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece 27.04.2016 tarihinde davanın 918,70 Euro yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu miktarın dava tarihi itibariyle döviz kurunun ülke para cinsinden karşılığı dikkate alınmak suretiyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, asıl davada davalı şirketler vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl davada davacı temyizine gelince, dava taşıma sonucu oluşan zararın davalı taşıyıcı ve sorumluluk sigortacısından tahsiline ilişkin olup, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yurt dışına taşınan malın yurt dışında Battermann & Tillery GMBH firması tarafından yapılan ekspertizi sonucunda 910 kg’lık kısmının hasar gördüğünün tespit edilmiş olmasına ve davacının taşınan malda meydana gelen hasarının daha fazla olduğuna dair bir delil getirmemiş bulunmasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı şirketler vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı asıl davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı şirketlere iadesine, aşağıda yazılı bakiye 30,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.