YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2159
KARAR NO : 2020/4159
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Davacı, 22.09.2018 tarihinde Sivas Toyota Er Otomotiv’den aracı için 1.103,11 TL’ye sağ arka köşe farı aldığını, farın sağlam bir şekilde Aras Kargoya teslim edildiğini, ancak Aras Kargo’nun taşıma esnasında kargoyu kırdığını, kargonun Kırşehir’de Çağlayanlar Otomotiv şirketine teslim edilmek üzere Aras Kargo tarafından getirildiğini, kargo açılıp bakıldığında paketteki farın kırık olduğunun görüldüğünü, Aras Kargo Kırşehir Şubesi tarafından 26/09/2018 tarihinde durum tespit tutanağı tutulduğunu ve kargonun teslim alınmadığını, Aras Kargo hakkında Kırşehir İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvuruda bulunduğunu, hakem heyetince talebin reddine karar verildiğini, taşımacılık faaliyeti yapan Aras Kargonun söz konusu kargoyu sağlam bir şekilde davacıya teslim etmesi gerekirken kusurlu davranarak kargoya zarar verdiğini ileri sürerek, hakem heyeti kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, davanın yanlış şubeye açıldığını, kargonun göndericisinin Er Otomotiv Tic. ve San. A.Ş, alıcısının Çağlayanlar Motorlu Araçlar Tic. San. Ltd. Şti. olduğunu, taşıma işinin ticari iş olduğunu, taşıma faturası içeriğindeki bilgilere göre tarafların tacir olduğu ve taşımanın ticari amaçla yapıldığının sabit olması nedeniyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, husumet ve aktif dava ehliyeti yönünden davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tüketicinin Sivas Toyota Er Otomotivden’den 1 adet sağ arka köşe farı sipariş ettiği, farın Çağlayanlar Motorlu Araçlar Tic. San. Ltd. Şti’ye kargolandığı, kargonun 27.08.2018 tarihinde teslim edilmeye çalışıldığı, kargo açılıp bakıldığında Farının kırık olduğunun tespit edildiği, davacının farı teslim almayarak iade ettiği, davalı kargo şirketinin dava konusu farı sağlam bir şekilde Sivas Toyota Er Otomotiv’den aldığı, davalının teslim aldığı farı sağlam bir şekilde tüketiciye teslim etme yükümlüğü altına girdiği, taşıma esnasında dava konusu farın kırıldığı ve bu sebeple tüketicinin farı teslim almadığı, dava dışı Sivas Toyota Er Otomotiv A.Ş. farı sağlam bir şekilde davalıya teslim ettiğinden Sivas Toyota Er Otomotiv A.Ş.’nin sorumluluğu bulunmadığı, zarar taşıma esnasında meydana geldiğinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle -Kırşehir Merkez İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın ilamının iptali ile; uyuşmazlık bedeli olan 1.103,11.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, dosyadaki faturadan davalı kargo şirketi tarafından taşınan farın göndericisinin Er Otomotiv Tic. ve San. AŞ, alıcısının da Çağlayanlar Motorlu Araçlar Tic. San. Ltd. Şti. olduğunun anlaşıldığı, taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gözetildiğinde, davalının husumet itirazının reddedilmesinin doğru olmadığı, 6102 sayılı TTK’nun 3 ve 4 üncü maddesi gereğince yapılan işlem ticari, tarafların tacir olduğu göz önüne alındığında, aynı Kanunun ticari davaların görüleceği mahkemeleri düzenleyen 5 inci maddesi gereğince görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu dikkate alınmadan davalının görev itirazının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 6100 sayılı HMK m.363/1 uyarınca kanun yararına bozulması istenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma esnasında hasara uğrayan emtia nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca davacı …’nın taşıma sözleşmesinin tarafı olmaması sebebiyle aktif dava ehliyeti bulunmadığından davalının husumet itirazının reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de davacı … dava dilekçesinde dava konusu malın sahibi olduğunu iddia ederek dava dışı satıcı Er Otomotiv Tic. ve San. AŞ tarafından adına düzenlenen tahsilat makbuzu ve dava konusu emtianın bedelinin kendisi tarafından ödendiğine dair kredi kartı ekstresini sunmuştur. Bu durumda, davacı …’in taşıma sözleşmesinin tarafı olmasa dahi taşınan emtianın sahibi olduğunu ve zararın kendi uhdesinde doğduğunu iddia etmesi karşısında Dairemizin emsal İçtihatlarında kabul edildiği üzere (Dairemizin 15.04.2008 tarih 2006/12511 E. 2008/4997 K. sayılı ilamı) Borçlar Kanunu genel hükümlerden yararlanarak davalı taşıyıcıya karşı talepte bulunabilecek olması karşısında aktif dava ehliyetine sahip olması nedeniyle ve yine her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kanun yararına bozma talebinde bulunulurken tarafların tacir olmaları nedeniyle uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, dava konusu taşıma senedinde gönderici olan şirket ile alıcı konumundaki şirket uyuşmazlık konusu dosyada taraf olmayıp hasar gören malın sahibi olduğunu iddia eden … davacı, taşıma işini gerçekleştiren Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taş. AŞ davalı olup, davacı … ile taşıma işini üstlenen davalı Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taş. AŞ arasında akdi ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği, buna göre Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla beraber kanun yararına bozma talebine dayanak teşkil eden şirketlerin işbu davada taraf olmaması sebebiyle ticaret mahkemesinin görevli olmayacağı anlaşılmakla karara yönelik kanun yararına temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6100 sayılı HMK’nın 363. hükmüne dayalı kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, gereğinin yapılması için karar örneği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.