YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/218
KARAR NO : 2020/4322
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2019 tarih ve 2018/30-2019/130 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortaklarından biri olduğunu, 28.04.2007 tarihinde hisselerinin davalı …’a devredileceği yönünde sözleşme yapıldığını ancak …’ın sözleşme gereklerini yerine getirmemesi üzerine ikinci bir protokol düzenlendiğini, ilk sözleşmenin geçeriz hale geldiğini, ancak davalı …’un hisseleri iade etmediğini ileri sürerek hisse devri işleminin iptalini, bunun mümkün olmaması halinde ise zararlarının karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; protokoldeki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca protokolde davacının adı, imzası ve davacıya dair hiçbir ibare yer almadığını, 28.04.2007 tarihli sözleşme ile davacının hisselerinin devrini taahhüt ettiğini, hisse bedellerinin davacıya ödendiğini, davacının hisse devrini dilekçe ile şirkete bildirmesi ile de hisse devrinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; anonim şirketin pay senedine bağlı olmayan hisselerinin devrinin, alacağın temliki hükümlerine göre yapılabileceği, bedeli ödenmediği taktirde hisseleri geri isteme hakkı açıkça saklı tutulmadığı sürece hisselerin geri alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle, hisseleri geri alma hakkını saklı tutmayan davacının hisse senetlerinin devrinin iptalini talep edemeyeceği, her nekadar protokolde davacı …’nun imzası yok ise de, dosyaya davalı tarafından ibraz edilen 13 adet senedin toplam bedeli protokolde gösterilen bedel tutarı olan 80.000.- TL’ye eşit olup, bu senetlerin keşidecisi …, lehtarı ise … olarak gösterildiği, bu senetlerin tamamının davacı … tarafından ciro edildiği gözetildiğinde, bu aşamadan sonra davacının protokolün kendisini bağlamayacağını ileri süremeyeceği, ayrıca senet bedellerinin tamamının da … tarafından ödenmesi nedeniyle davalı …’ın sözleşmedeki edimini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın hisse devri iptali talebi yönünden ve davacının zarar tazmini yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.