YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2207
KARAR NO : 2021/3475
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2016 gün ve 2012/305-2016/177 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.01.2018 gün ve 2016/6258 – 2018/58 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin ortağı ve 20/02/2012 tarihine kadar müdürü olan davalının, şirket ortaklarının muvafakati olmadan şirketin iştigal alanına giren inşaat ve madencilik alanında …DİKİCİ Ltd. Şti.’ni kurduğunu, bu şirketin 2008 yılından beridir faaliyette olduğunu, bu şekilde rekabet yasağına aykırı davrandığını, şirketi kefil göstererek bankadan kredi aldığı ve krediyi şahsi harcamalarında kullandığını, ortakların muvafakati olmadan kooperatif ve bir takım işler yaptığını, tahsil edilen paraları zimmetine geçirdiğini, şirketi kötülediğini, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmadığını iddia ederek davanın kabulü ile davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı tüm işlemlerden davacı şirket ortaklarının haberdar olduklarını, müvekkilinin ortaklardan gizli işler yapmadığını, kullanılan kredilerin şirket için kullanıldığını, şirket ortaklarının da şirket ile aynı iştigal alanında faaliyette bulunduğunu, 2008 yılından bu yana müvekkilinin kurduğu şirketin davacı şirkete herhangi bir zararının olmadığını, uzun süreden sonra bu davayı açmalarının kötüniyetli ve müvekkilini şirketten uzaklaştırmak amacına yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.