Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2254 E. 2021/3907 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2254
KARAR NO : 2021/3907
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.10.2019 tarih ve 2016/581-2019/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fransa’da yaşadığını, adına 22.08.2001 tarihinde davalı banka şubesine 30971720-5002 numaralı hesaba yatırılan 16.680,72 Euro’nun müvekkili tarafından çekilmediğini, en son 2005 yılı içerisinde vadesinin yenilendiğini ve hesap cüzdanının iade edildiğini, 2006 yılı sonlarında banka müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda müvekkilinin hesabında bulunan paranın çekildiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından davalıdan paranın istenilmesine rağmen davalının 11.07.2005 tarihinde çekildiğini belirtilerek ödeme yapmadığını oysa, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu bir sırada banka çalışanlarınca paranın hesaptan çekildiğini, çalışanların müvekkili ve bir takım müşterilerin hesaplarına istedikleri gibi para yatırır ve çeker hale geldiklerini, yetkileri olmadıkları halde hesap açıp, kapatmaya varan işlemler yaptıklarını ileri sürerek, 16.903,95 Euro’nun bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, kusurun davacıda olduğunu, müvekkilinin tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, herhangi bir kusur ve ihmali ile zararın gerçekleşmesini engellemeyeceğinden sorumluluğunun doğması için illiyet bağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankaca davacının, banka çalışanı …’ten olan alacağını aldığına ilişkin, altında davacının imzası bulunan “ibraname” başlıklı belgenin ibraz edildiği, davacı tarafça belgenin boş kağıt üzerine sonradan doldurulduğunun iddia edildiği, esasen açığa atılan imzanın üzerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının, iddia eden tarafından yazılı delillerle ispat edilmesinin gerektiği, bu hususun davacı tarafça ispatı gerekeceğinden, davacı vekiline bozma ilamı çerçevesinde delillerini sunmak üzere süre verildiği, ancak davacı vekilinin verilen sürelere rağmen açığa atılan imzanın üzerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, bu iddiasına ilişkin yazılı bir belge sunamadığı, belgenin davacının iradesini yansıtmadığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.