Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2263 E. 2021/2137 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2263
KARAR NO : 2021/2137
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2016 tarih ve 2015/47 E. – 2016/277 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı …’un kullandığı otomobille, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu ticari taksinin çarpışması sonucunda ticari takside yolcu olarak bulunan müvekkillerin yaralandığını, müvekkillerin gerek kaza sebebiyle aldıkları yaralar gerekse de kaza sonrası yaşadıkları travma ve stres yüzünden manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacı … için 15.000,00 TL, diğer davacılar için ise 2.500,00’er TL olmak üzere toplam 20.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların kaza neticesinde yaralandıkları ve manevi zarara uğradıkları, kazanın gerçekleşmesinde davalı …’un asli, ticari taksinin şoförü olan …’ın ise tali kusurlu olduğu, ticari takside yolcu olarak bulunan davacılara atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, … için 4.000.-TL, diğer davacılar için ise 1.000’er TL olmak üzere toplam 6.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-)Davacılar, esasen ayrı ayrı dava edebilecekleri ve her biri ayrı bir davaya konu olabilecek manevi tazminat taleplerini tek bir dava içerisinde talep etmiştir. Davacıların davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada ileri sürmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir. Objektif dava birleşmesi söz konusu olduğunda, temyiz kesinlik sınırının, hükmedilen toplam tutara göre değil, her bir davacı için hükmedilen tutara göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı vekili, davacılardan… ve … için 2.500 TL’er TL manevi tazminat talep etmiş olup, mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilerek adı geçen davacılar için 1.000’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Adı geçen davacılarca reddedilen tutar bakımından temyize başvurulmuşsa da reddedilen kısmın karar tarihi itibariyle geçerli olan 2.190,00 TL temyiz sınırının altında olup, kesin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, kesin olan kararlarının temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, adı geçen davacıların temyiz isteminin miktar bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davacı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacıların yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, adı geçen davacı yararına 4.000.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki delillerden davacının kaza sebebiyle kaburga kemikleri kırılacak şekilde yaralandığı ve bir süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Bunun yanında, kazanın gerçekleşmesinde davacıya atfı kabul bir kusur da bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının uğradığı zarar ve davalıların kusurunun ağırlığı gözetildiğinde mahkemece hükmedilen tutarın telafi ve tatmin noktasında yeterli olduğu söylenemeyeceğinden, mahkeme hükmünün adı geçen davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar… ve … vekilinin temyiz isteminin miktar bakımından REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz isteminin kabulüyle, hükmün adı geçen davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.