Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2313 E. 2021/3094 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2313
KARAR NO : 2021/3094
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2017 tarih ve 2017/35 E. – 2017/387 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2019/1096 E. – 2020/219 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nun “magic hat” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davacı adına tescilli “magicform”, “magicsport”, “magicform active form”, “magic form t-shirt bra”, “magicline”, “magic joy” markalara dayalı olarak dava konusu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edilip 25. sınıfta yer alan mallarla, bu malların satışına özgü 35. sınıftaki mağazacılık hizmetlerinin başvuru kapsamından çıkarıldığını, kalan emtia yönünden ise itirazın reddine karar verildiğini, itirazın kısmen reddine ilişkin kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 556 KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, “MAGIC” kelimesi sihir anlamına gelen genel bir ifade olsa da bu kelimenin ilk defa davacı tarafından tescil edilip tanınmış hale getirildiğini, “MAGIC” sözcüğünün iç giyim ürünleri için ilk defa davacı şirketçe kullanılarak tanıtıldığından bu sözcüğe ayırt edici nitelik kazandırıldığını, itiraza konu başvurunun 25. sınıfı kapsadığını, davacı markalarının ise 24, 25 ve 26. sınıflarda tescilli olduğunu, tüketicilerin bu markaların aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceklerini, “MAGIC HAT” ibareli başvuruda özellikle “magic” kelimesine yer verilerek iltibas yaratıldığını, davacının “MAGIC” ibareli markalarının tanınmışlığından başka bir firmanın haksız şekilde yararlanmasının engellenmesinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-9055 sayılı kısmen ret kararının iptaline, davalıya ait 2015/76004 sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde 25. sınıf mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafa ait 2015/76004 sayılı “MAGIC HAT” ibareli marka başvurusu ile davacı markaları arasında KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, TPMK YİDK’nın 12.10.2016 tarih ve 2016-M-9055 sayılı kararının isabetli olmadığı ve iptali koşullarının gerçekleştiği, davaya konu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, TPMK YİDK’nın 12.10.2016 tarih 2016-M-9055 sayılı kararının davacı itirazının kısmen reddi ile ilgili kısım 25/02 sınıfta ayak giysileri ayakkabılar terlikler sandaletler, 25/03 baş giysileri şapkalar kasketler bereler takkeler kepler 35/06 sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 25/02 sınıfta ayak giysileri ayakkabılar terlikler sandaletler, 25/03 baş giysileri şapkalar kasketler bereler takkeler kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). yönünden iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, YİDK kararının iptaline yönelik dava yönünden herhangi bir sınıf belirtilmeden söz konusu kararın iptali talep edildiği, bu dava yönünden kurulan hükümde talebin aşıldığının söylenemeyeceği gibi her ne kadar bir kısım mal ve hizmetler yönünden YİDK kararı iptal edilmesine rağmen davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de bu yönden davalı tarafça bir istinaf itirazı ileri sürülmediği ve bu durumun kamu düzenine de ilişkin olmadığı, HMK’nın 355. maddesi uyarınca bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 30.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.