YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2319
KARAR NO : 2021/3491
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2018 tarih ve 2016/216 E. – 2018/44 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2018/2039 E. – 2020/297 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/107006 sayılı “BLACKGOLD Jeans+şekil” ibareli marka başvurusuna karşı, davalı şirketin 2008/46582 sayılı markasına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazın, davalı Kurum tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, “BLACK GOLD” markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 2000/24569 sayılı “BLACK GOLD” ibareli markanın müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalı Şirket tarafından kötü niyetle müvekkili aleyhine İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde ikame olunan davada henüz kesinleşen bir karar yokken davalı Kurumun anılan dava dosyasını kararına dayanak yapmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, anılan davada mahkemenin büyük oranda lehe hüküm oluşturduğunu ve kararın her iki tarafça temyiz edildiğini, redde mesnet 2008/46582 sayılı “diesel black gold” markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile müvekkili markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerin farklı olduklarının anlaşıldığını, “BLACK GOLD” markasının 2000 yılından itibaren müvekkili adına tescilli olup, bu nedenle davalı Şirketin 25. sınıfta “BLACK GOLD” markasını tescil ettiremediğini, tescil ettiremediği için kötü niyetli biçimde müvekkiline karşı dava ikame ettiğini ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-3120 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin dünyaca ünlü “DİESEL” markasının sahibi olduğunu, müvekkili adına Türkiye’de de “DİESEL” ibareli çok sayıda markanın tescilli bulunduğunu, davacı adına tescilli 2000/24569 sayılı “BLACK GOLD” ibareli markanın kullanmama sebebi ile hükümsüzlüğü için dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, gerek davaya konu başvurunun, gerekse de davacının aynı ibareyi ufak değişikliklerle tescil ettirmek için yaptığı diğer başvuruların kötü niyete dayandığını, davacının hükümsüzlük davası devam ederken aynı marka ile ilgili olarak hükümsüzlük davası neticesinde verilecek hükmü dolanmak için yeni müracaatta bulunmasının TMK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2014/107006 sayılı başvuru ile redde mesnet 2008/46582 sayılı marka arasında 25. sınıfta yer alan “Ayak giysileri” malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı şirketin 2000/24569 sayılı markası nedeni ile 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Baş giysileri” malları yönünden başvuru üzerinde kazanılmış hakka sahip olduğu, davacı şirket başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı, davacı başvurusunun 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Baş giysileri” emtiası açısından tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2016-M-3120 sayılı kararının, “koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler çoraplar baş giysileri” yönünden iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’den alınmasına, 08.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.