YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2323
KARAR NO : 2021/4052
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2018 tarih ve 2017/26 E. – 2018/145 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.02.2020 tarih ve 2018/2055 E. – 2020/240 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 115158, 115160, 115168 numaralı şekil markalarının TPMK nezdinde 1989 yılından beri tescillenerek korunduğunu, müvekkilinin 2015/08420 sayılı tasarım başvurusuna davalının 2008/26487 sayılı markasına dayalı itirazı üzerine, YİDK’nın 2016/T-590 sayılı kararıyla reddedildiğini, davalı firmanın kötü niyetli olduğunu, zira davalı şirketin yönetim kurulu başkanı …’in İstanbul’dan önce Gaziantep’te ticaret yaptığını, 1985-1990’lı yıllardan beri müvekkiline ait ürünleri bildiğini, müvekkiline ait markanın 1940’lardan beri kullanıldığını, Lübnan da dahil 18 ülkede tescil edildiğini ve bu ülkelere ihracat yapıldığını, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2016/T-590 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili adına 2008 26487 sayı ile tescilli markanın, davalıya ait 115158, 11560 ve 11568 sayılı markalarla benzer olmadığını, reklamı dahi yasak olan bir maddeye ait davacı markasının Türkiye’de üretim ve satışının yapılmadığını, dolayısıyla tüketici nezdinde karıştırılmaya ihtimalinin mevcut olmadığını, müvekkilinin tescil işleminde kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; 2015/08420 ibareli davacı tasarımı ile 2008 26487 başvuru numaralı davalı markası arasında görsel açıdan ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğu, davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağlamamış olduğu, davacıya ait tasarımın davalıya ait marka logosuyla zemin rengi, motif dizilimi, gölgelendirme ve renk vurgusu açısından birebir aynı olduğu, davacıya ait 2015/08420 başvuru sayılı tasarımın iptaline ilişkin 2016/T-590 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2015/08420 ibareli davacı tasarımı ile 2008 26487 başvuru numaralı davalı markası arasında görsel açıdan benzerlik bulunduğu, davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağlamamış olduğu, davalı şirketin 2008 26487 sayılı markasının hükümsüz kılınmasının sonuca bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.