Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/237 E. 2020/4035 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/237
KARAR NO : 2020/4035
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26/11/2019 tarih ve 2018/313-2019/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ESPOLİGON” ve “İSCORE” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu markalar ile poligon hizmeti verdiğini, yine poligon işletmesine yönelik TPE nezdinde tescilli tasarımının bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında tasarımın kullanılması için anlaşma yapılmak istendiğini, ancak fiyat konusunda anlaşılamadığından anlaşmanın yapılamadığını, fakat anlaşmanın yapılmamasına rağmen davalı tarafından müvekkili tasarımının aynısı olacak şekilde poligon işletmesinin kurulduğunu, bu durumun müvekkili adına tescilli tasarım ve markalara tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkiline ait tescilli tasarım ve markalara tecavüzün tespitine, tecavüz nedeniyle uğranılan zarar nedeniyle 5.000.- TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15.10.2019 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 133.125,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkili işletmesi ile davacının tasarımları arasındaki tek benzerliğin kırmızı ve beyaz renklerden ibaret olduğunu, markaya ve tasarıma tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait söz konusu tescilli tasarımın 1.1 ve 1.2 sayılı görselleri ile davalı …’in iş yerindeki giriş bankosu özelliklerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, tecavüz fiilinin işlendiği hatta devam ettiği davalı markalarından Cafe Poligon ile davacı markaları arasında tecavüzden bahsetmenin mümkün olmadığı zira ortak markaları olan Poligon kelimesinin tek başına bir marka vasfına sahip olmadığı, davalı markası Er Pol için de tecavüzden bahsetmenin söz konusu olmadığı çünkü tek başına ayırt edici bir marka vasfına sahip olmadığı, ayrıca davacı her ne kadar dava dilekçesinde 5.000,00 TL maddi tazminatta bulunmuş ise de bozma ilamından sonra ıslah olamayacağı, dosyaya sunulan deliller kapsamında davacının somut bir kazanç kaybı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı …’in davacı …’a ait 32.00 Lakarno Sınıfında 2013 09917 sayı ile tescilli ” Poligon İç mekan,” konulu tasarımının 1.I. ve 2.I nolu görsellerinin kullanımın tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve menine, davalı …’in kullandığı belirtilen Cafe Poligon ve Erpol isimlerinin kullanımının davacı …’a ait Erpoligon ve iscafe markaları açısından tecavüz olmadığından bu konudaki taleplerinin reddine, maddi tazminat taleplerinin ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkidir.
Davacı, davalının haksız eylemleri nedeniyle tazminat talebine ilişkin olarak, uğranılan 5.000,00 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesi istemiş, Mahkemece, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği tespit edilmiş ise de, davacının somut kazanç kaybının bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 554 sayılı tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tescilli tasarıma tecavüzün varlığı halinde tasarım hakkı sahibinin tasarım hakkına tecavüzün tespit ve men’i yanında tazminat isteme hakkı da bulunmaktadır. Mahkemece, davacının tazminat istemine ilişkin olarak öncelikle dava dilekçesindeki tazminat talebinin 554 sayılı KHK’nın 52. maddesinde belirtilen seçimlik haklardan herhangi birine yönelik olup olmadığının tespiti, şayet herhangi bir tercih belirtilmemiş ise bunlardan hangisinin talep edildiği açıklattırılarak seçim hakkı tercihinde bulunmasının sağlanması ve seçim hakkı kullanıldıktan sonra bu doğrultuda tarafların delillerinin toplanması ve bu aşamadan sonra dosyanın tazminat hesabı yapılabilmesi için alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi sağlanarak bilirkişi raporu alınması, ancak zararın tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı durumda ise somut olayın özellikleri de nazara alınarak 6098 sayılı TBK’nın 50. maddesi uyarınca olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir miktar tazminata hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde tasarıma hakkına tecavüz nedeniyle uğranılan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın anılan nedenlerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.