YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2389
KARAR NO : 2020/4921
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2016 gün ve 2014/455 – 2016/641 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.02.2020 gün ve 2019/650 – 2020/1725 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; Almanya Nürnberg – Fürth Eyalet Mahkemesinin 3 O 8607/07 Esas numaralı kararının kesinleştiğini ve tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 113,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.11.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 19.02.2020 tarih ve 2019/650 Esas, 2020/1725 Karar sayılı bozma ilamına ekli karşıoy yazısında belirtilen ve halen geçerli ve haklı bulduğum nedenlere atıfla, ilk derece kararının yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan, davacı yan vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden, Dairemiz çoğunluğunun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına katılamıyorum.