YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2410
KARAR NO : 2020/3727
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.01.2017 tarih ve 2011/568 E.- 2017/12 K. sayılı kararın davalı vekili ve ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.06.2018 tarih ve 2017/5208 E- 2018/1358 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında oto lastik alım satımına ilişkin ticari ilişkinin olduğunu, davalı şirketin sipariş edilen bir kısım malları davacıya teslim etmediğini, teslim edilmeyen mallar için ve bedelin zamanında ödenmediği gerekçesiyle vade farkı içerikli olmak üzere toplam 9 adet 90.424,70 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davacının malları satın almak için davalıya avans olarak çeşitli tarihli her biri 17.000.- TL bedelli 6 adet avans çeki verdiğini, 102.000,00 TL bedelli çeklerin ödenmesine rağmen malların teslim edilmediğini ileri sürerek 90.474,70 TL bedelli faturalar yönünden borçlu olunmadığının tespitini, avans olarak verilen çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ön ödemeli alım satım sistemi uygulamadığını, davacının hali hazırda muaccel olan borçlarına karşılık dava konusu çeklerin verildiğini, davacının nakliye masrafından tasarruf etmek istemesi üzerine malların çoğunlukla davacının talebi üzerine davacının müşterilerine teslim edildiğini, davalının davacıdan cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında lastik satımına ilişkin ticari ilişki olduğu, davalının davaya konu edilen çeklerin karşılığı malların davacıya teslim edildiği veya davacının talimatı ile üçüncü kişilere teslim edildiği savunmasının kanıtlanamadığı, çeklerin bedelinin davalı tarafından haksız olarak tahsil edildiği, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının toplam 102.000.- TL bedelli çeklerden haksız tahsil edilen 90.424,70 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ve ihbar olunanlar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davanın avans olarak verilen çeklerin, malların teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz olduğuna ilişkin menfi tespit talebi olduğu, davalının dava konusu çekleri muaccel bir borcun tasfiyesine ilişkin verildiğini savunduğu, kural olarak çekin mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, dava konusu faturaların davacının defterinde kayıtlı olduğu, davacı tarafça davaya konu çeklerin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığı, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülerek davanın reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu, ihbar olunanların davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçeleriyle ihbar olunanların istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun kararın ONANMASINA, dava dosyasının Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.