YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2414
KARAR NO : 2020/3642
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 02.05.2017 tarih ve 2016/316 E.- 2017/183 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 31.05.2018 tarih ve 2017/1351 E.- 2018/825 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya yapılan satışa ilişkin olarak üç adet fatura düzenlendiğini, faturalara ilişkin malların borçlu davalıya teslim olunduğunu, bedelin ödenmemesi üzerine borçlu hakkında alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibin sadece işlemiş faiz kısmına itirazda bulunduğunu, yasal faiz oranlarına göre birikmiş faiz talep ettiklerini, bu bakımdan birikmiş faiz miktarına yapılan itirazın yersiz olduğunu ileri sürerek, takibe karşı ileri sürülen vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve takibe konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, iddia, icra takip dosyası, fatura, davacı defter ve kayıtları üzerinden inceleme yaptırılarak alınan ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca takip tarihine kadar davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü hususunun ispatlanamadığı, ayrıca taraflar arasında faiz oranlarını belirleyen bir sözleşme de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça yazılı bir satış sözleşmesi sunulmadığı, faturalarda satışa konu malların karşı tarafa teslim edildiğini gösterir herhangi bir kayıt bulunmadığı, takibe konu fatura alacağına ilişkin olarak davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanmadığı, davalı taraf takiple birlikte temerrüde düşürülmüş bulunduğundan ve bu tarihe kadar talep edilebilecek işlemiş faiz alacağı doğmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.