YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2415
KARAR NO : 2020/4050
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2017 tarih ve 2015/653 E. – 2017/397 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-kısmen reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 31.05.2018 tarih ve 2017/1337 E. – 2018/847 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu İsmer Mermer Sanayi Ltd. Şti arasında nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığını, geciken ödemeler nedeniyle banka tarafından borçlu ve kredi sözleşmesinin kefili davalı hakkında Muğla 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2431 sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, takibin devamına, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu sözleşmede ikinci kefalet kısmının boş olduğunu, altının imzalanmadığını, sözleşmenin hiçbir sayfasında imzası olmadığını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatının kabulü gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, … isminin 05.12.2014 tarihli olarak yazılıp kefalet türünün müteselsil olarak belirlenmesine rağmen …’ın kefalet türünün ve kefil olduğu tutarın el yazısı ile yazılmadığı, kredi sözleşmesinin 2014 tarihli olduğu, söz konusu uyuşmazlığa 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun kefalet sözleşmesini düzenleyen hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, anılan Kanunu’n 583. maddesinde kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağı, kefalet sözleşmesinde kefilin kefalet tarihi ile müteselsil kefaleti kabul ettiğini kendi el yazısı ile yazıp imzalaması gerektiği, aksi halde kefaletin geçersiz olacağının düzenlendiği, somut olayda söz konusu kefalet türünün miktarının el yazısı ile yazılıp imzalanmadığı, davalının itirazında haklı olduğu, davacının kefilin imzasının olmadığını bildiği, buna rağmen hakkında takip yaptığı ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan 11.250,81 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde, davalının kefalet imzası alınmasına rağmen kefil olunan miktarın gösterilmediği, kefalet limiti bulunmadığı gibi, kefil olduğu tarih ile el yazısı ile kefaleti hususlarının belirtilmediği, kefalet geçersiz olduğundan davanın reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacı bankanın kötüniyetli takip başlattığı ispatlanamadığı için davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun, kısmen kabulüne, kısmen reddine, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.06.2017 tarihli ve 2015/653 Esas-2017/397 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine, davalı tarafın talep etmiş olduğu kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğini Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.