Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2500 E. 2020/3595 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2500
KARAR NO : 2020/3595
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.09.2017 tarih ve 2011/307 E- 2017/363 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.09.2018 tarih ve 2018/305 E- 2018/539 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2007/581 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden senetlerin davacı şirket yetkilisinden zorla alındığını, davacının şikayeti üzerine başlatılan davalı hakkındaki ceza yargılamasının Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/194 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini ileri sürerek, Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2007/581 esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tehdit iddiasının doğru olmadığını, Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taraflar arasında 2002 yılından itibaren para alışverişi olduğunu, bu ilişki nedeniyle söz konusu senetlerin tanzim edilerek davalıya verildiğini belirterek, davanın reddini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından takip konusu senetlerin tehditle alındığının ileri sürüldüğü, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, bundan başka dosya kapsamında senetlerin tehditle alındığına dair delil olmadığı, davacıya yemin hakkının da hatırlatıldığı ancak davacının yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı hakkında tefecilik ve yağma suçundan açılan dava hakkında, davanın ceza zamanaşımına uğradığından bahisle düşme kararı verildiği, davacının soyut iddiası dışında söz konusu senetlerin davacıdan tehditle alındığına dair delil olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.