YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2511
KARAR NO : 2020/3897
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2018 tarih ve 2017/603 E- 2018/336 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.10.2018 tarih ve 2018/1345 E- 2018/1351 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Trabzon’da işlettiği akaryakıt istasyonlarından Çömlekçi’deki istasyonun %50 hissesini 290.000,00 TL bedel karşılığı davacıya satması için icra takibine konu senedin verildiğini ancak hisselerini davacıya devretmeyen davalının verilen senedi iade etmediğini ve senedin tahsili için haksız olarak icra takibi başlattığını belirterek icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevap sunmamıştır.
Davalı … vekili, davacı ile davalı arasında yazılı bir hisse devir sözleşmesi olmadığını, nakden kayıtlı senede istinaden başlatılan ve kesinleşen takibe karşı kötüniyetle dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, icra takibine konu bono nedeniyle borcu olmadığını ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının takibe konu senedi hisse devri karşılığında verildiğini ancak hissenin devredilmediğini iddia ederek bonoya dayanak temel ilişki olduğu savunulmuş ise de bu hususta yazılı her hangi bir delil sunmadığı, takibe konu bononun nakden kaydı içerdiğinden davacının iddiasının soyut ve ispata muhtaç olduğu, kanun gereği tanıkla ispatlanamayacağı ayrıca davacı her ne kadar temel ilişkinin hisse devri olduğunu beyan etmiş ise de daha önce açılıp görevsizlik kararı verilen aynı bonoya ilişkin açılan menfi tespit davasında ise davacı söz konusu bononun hukuk dışı yollardan elde ettiği iddiasında bulunarak temel ilişkiyi reddettiği, davacının davasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, icra takibine konu senette, senet bedelinin nakden alındığının yazıldığı, bu nedenle ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2018/1345 esas ve 2018/1351 karar sayılı 23.10.2018 tarihli kararının ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.