Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2535 E. 2020/4580 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2535
KARAR NO : 2020/4580
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2017/142 E- 2018/190 K. sayılı kararın Davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.10.2018 tarih ve 2018/1206 E- 2018/1297 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Göktuğbey Hayvancılık Ltd. Şti’nin vekaleten imza yetkilisi olduğunu, davalının … İnş. Nak. Ltd. Şti. ortağı ve yetkilisi olduğunu, dava dışı Götuğbey Havancılık şirketi ile … arasındaki ticari ilişki nedeniyle verilen çekin bedeli ödendiği halde iade edilmediğini, davacının bahsedilen çeki iade almak için gittiğinde davalının devredilen taşınmazların daha düşük bedel ile satılması haline ilişkin teminat senedi istediğini, davalının davacının bilmediği bir şehirde gece vakti ve Ankara’ya geri dönme telaşı içinde, yorgun ve çaresiz bir halde bulunmasından yararlanarak ve çeki iade etmeyeceği tehditi altında hile ile davaya konu senedi davacıya imzalattığını, şirketler arasındaki ticari ilişki nedeniyle borcun fazlasıyla ödenmiş olduğu halde davalının teminat senedini icraya koyduğunu ileri sürerek, davacının borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 65.593,50 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan istidatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların doğru olmadığını, davaya konu bononun taraflar arasındaki şahsi borç nedeniyle verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının teminat iddiasını yazılı delille ispat edemediği gibi hile iddiasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isitinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu bononun kendisi tarafından imzalandığını beyan etmesi karşısında yazı ve imza itirazından bahsedilemeyeceğini, davalının isticvabında senedin davacıya verilen 50.000,00 TL borç karşılığında alındığına yönelik beyanına karşı davacının teminat senedi ve hile iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.