YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2553
KARAR NO : 2020/4727
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.03.2018 tarih ve 2016/70 E. – 2018/178 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.10.2018 tarih ve 2018/1711 E. – 2018/1336 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının keşidecesi davalının lehtarı olan 1.000.000.- TL bedelli çekin 05.07.2013 tarihli Ek Protokol kapsamında dava dışı Porr Bau GMBH şirketinin davalıya 15.04.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcunun teminatı olarak verildiğini, 15.04.2013 tarihli satış sözleşmesinden doğan borcun Porr Bau GMBH tarafından davalıya ödendiği halde teminat çekinin davacıya iade edilmediğini ileri sürerek davacının davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satış sözleşmesinde ve ek protokolde taraf olmadığını, davacıya ait çekin davacı tarafından değil dava dışı alıcı firma tarafından davalıya verildiğini ve davalıdan çekin iadesini davacının değil çeki teslim eden dava dışı şirketin isteyebileceğini, dava dışı alıcı Porr Bau GMBH şirketinin davalıya olan borcunu ödememesi nedeniyle çekin davalıya iade edilmediğini, davaya konu çek hakkında tedbir kararı alındığından dava dışı alıcı şirket hakkında ilamsız takip başlatıldığını, dava dışı şirketin borcunu takipten sonra haricen ödediğini artık davaya konu çekin de iadesinde bir sakınca kalmadığını, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu çekin dava dışı Porr Bau GmbH’nin davalıya olan 15.04.2013 tarihli sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin 07.05.2013 tarihli Ek Protokol de hüküm altına alındığı ve davalının 15.04.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklı bir alacağı kalmadığı, 03.04.2015 tarihinde dava dışı şirket ile davalı arasında başka bir satım sözlemesi imzalanmış olsa da davaya konu çekin 07.05.2013 tarihli sözleşme dışındaki sözleşmeler yönünden teminat foksiyonu bulunmadığı, dava tarihinde 07.05.2013 tarihli ek protokolden kaynaklanan borcun ödendiği anlaşıldığından dava konusu çekin teminat fonksiyonu kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının sadece 15.04.2013 tarihli satış sözleşmesi ve 05.07.2013 tarihli ek protokol gereğince, 31.12.2013 tarihine kadar devam edecek olan 5.511.042 TL tutarlı satış bedeli için teminat çeki verdiği, 2013 yılında 1.321.785 TL, 2014 yıllında ise 5.883.766,50 TL’nin alıcı tarafından davalıya ödendiği, ek protokol hükmü uyarınca sözleşme koşullarının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi durumunda çekin davacıya iade edileceğinin düzenlenmiş olduğu, davalı ile alıcı firma arasında 15.04.2013 tarihinden sonra aynı malzemelere ilişkin başka sözleşmelerin de yapıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde çekin davacıya iadesinde herhangi bir sakınca olmadığını, 13.04.2017 tarihli duruşmada ise imzalı beyanında 2013 tarihli sözleşme yönünden borcun kalmadığını bildirdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 51.232,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.