Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2630 E. 2020/4472 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2630
KARAR NO : 2020/4472
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2017 tarih ve 2014/210 E.- 2017/864 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 20/12/2018 tarih ve 2018/229 E. – 2018/1649 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile aralarında satın alma siparişine ilişkin 25.02.2013 tarihli sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmeye ek imzalanan protokole göre 20.03.2013’te başlayan 17.04.2013 tarihinde biten sevk tarihlerinin kararlaştırıldığı ve buna istinaden istenilen özel boyutlarda malların üretiminin yapıldığı, bir kısmının davalı tarafından teslim alındığı ve bedelinin ödendiği, ancak kalan 553.500,00 TL’lik malın teslim alınmadığı, davalının 06.09.2010 tebliğ tarihli ihtarname ile tazminat ödeme yükümlülüğü olmaksızın verilen siparişin iptal edildiğinin bildirildiği, son sevk tarihi olan 17.04.2013 tarihinden aylar sonra yapılan bu ihtarın taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdiremeyeceğini ve bu nedenle teslim alınmayan malların bedeline ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının takibe, faiz ve fer’ilerine borcunun olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini belirtilerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin, T.C. Milli Eğitim Bakanlığının projesi kapsamında yapılan eğitim kurumlarının altyapı kurulumlarını Türk Telekom’un alt yüklenicisi olarak yaptığını, bu proje kapsamında davacıdan çeşitli kablo ve montaj parçaları satın alındığını, buna ilişkin 25.02.2013 tarihli satın alma siparişinin oluşturulduğunu, bu ürünlerin katalogda yer alan standart ürünler olduğunu, ancak ana projedeki yapılacak eğitim kurumlarının sayısının azaltılmasına karar verildiğini, bu nedenle davacı ile arasında imzalanan sipariş formunun 6. maddesine göre davacıya ihbarda bulunmak suretiyle kalan siparişleri iptal ettiğini, ürünlerin 5. maddede belirtilen sevk onayının alınmadığını, bu nedenle kalan ürünlerin teslim alınmasının zorunlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre sipariş edilen ürünlerin özellikleri belirtilmek suretiyle özel ürüne dönüştürüldüğü, davalı tarafından sipariş edilen ancak teslim alınmayan özel ürünlerin bedelinin KDV dahil 476.416,66 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın 476.416,66 TL’lık kısmı yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarda devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olup, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında satın alma siparişi sözleşmesi akdedildiğini, buna göre sözleşmenin 5. maddesine göre sevk onayı alınmayan ürünlerin teslim alınmayacağını, 6. maddesinde davalının siparişi gönderdikten sonra herhangi bir zamanda 5 gün öncesinden satıcıya ihbarda bulunarak tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeksizin iptal hakkının olduğu, bu durumda davacının sadece sipariş kapsamında davalının onayıyla yapmış olduğunu belgelendirdiği masrafların davalı tarafından karşılanacağının belirtildiğini, ancak sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sözleşme ekindeki sevk tarihlerinde ürünlerin davalıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, bu sevk tarihlerinin en son 17.04.2013 olduğu ve davalının 05.09.2013 tarihli ihtarnameyle, kararlaştırılan sevk tarihinden aylar sonra siparişi iptal ettiği, sözleşmenin 6. maddesindeki 5 gün önceden yapılacak ihbarı herhangi bir zamanda ancak en geç sipariş teslim tarihinden 5 gün önce kullanılabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla iptal talebini süresinde bildirmediği ve bu nedenle kendisi için özel üretilen malları teslim almaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar vermiş olup, davalı vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 24.390,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/10/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.