Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2645 E. 2020/4633 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2645
KARAR NO : 2020/4633
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2017 tarih ve 2015/300 E- 2017/165 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.10.2018 tarih ve 2017/1009 E- 2018/1403 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya demir ürünleri sattığını, satılan malın bakiye bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerinde başlatılan 63.559,24 TL tutarındaki icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, icra takibinden sonra davalının 10.000 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın 53.559,24 TL yönünden iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlık 30.11.2013 vadeli 70.000,00 TL bedelli çekin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, uyuşmazlık konusu çekin davacıya verildiğinin sabit olduğu, kendi lehine delil niteliğine haiz davacı defter kayıtlarına göre tahsil edilmeden davalıya iade edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından çekin iade edilmediği veya çeki tahsil eden …’nın çeki davacı adına tahsil ettiği ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 70.000 TL bedelli 30.11.2013 tarihli çekin davacı defterlerine kayıtlı olduğu, daha sonra iade edildiği belirtilmiş ise de bu çekin bizzat davalıya iade olunduğu hususunun davacı tarafça yazılı belge ile ispatlanamadığı gibi davalının da kabulünde olmadığı, bu çekin davalı cirosu ile davacıya verildiğini hem çek suretindeki cirantadan ve hem de davacı defter kayıtlarından anlaşıldığı, çekin davalı tarafa iade edildiği hususu davacı tarafından ispatlanamadığı, ayrıca çeklerin elden teslim edilmek suretiyle beyaz ciro yöntemiyle de el değiştirebileceği, davacı tarafça 70.000 TL tutarlı bu çekin kullanıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne karar verilerek açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 859,95 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.