YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2648
KARAR NO : 2020/4865
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.10.2017 tarih ve 2017/95 E- 2017/1177 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.11.2018 tarih ve 2018/382 E- 2018/1703 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılardan … ile otomobil satış sözleşmesi imzaladığını, diğer davalı … ile daire satış sözleşmesi imzaladığını, tarafların davacıya ait aracın davalılara devredilmesi ve 50.000.- TL ödenmesi karşılığında davalılara ait taşınmazın davacıya devri konusunda anlaştıklarını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesine karşın davalıların taşınmazı devretmediğini, davalılara ödenen 50.000 TL’nin ve araç satış sözleşmesinde düzenlenen 30.000.- TL tutarlı cayma bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı … ile davacının, davacıya ait aracın davalıya devri ve 50.000.- TL ödemesi karşılığında, davalıya ait taşınmazın davacıya devredilmesi konusunda anlaştıklarını, davalılardan …’nun bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı … ile davacı arasında imzalanan araç satış sözleşmesinin aracın resmi şekilde satışı yapılmadığından dolayı imzalandığını, araç teslim tutanağı mahiyetinde olduğunu, davalı …’in sözleşmeyi diğer davalı babası…’ı temsilen imzaladığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşme gereği ödemesi gereken 50.000.- TL’yi ödediğini, tarafların taşınmazın resmi şekilde devri için işlemlere başladığını, ancak tapuda taşınmaz üzerinde hacizler bulunduğunun anlaşıldığını, davacının taşınmazı bu şekilde devralmak istemediğini, davalı …’ın taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırtmasına karşın davacının taşınmazı yine devralmadığını, her iki
tarafın sözleşme ile bağlı kalması koşuluyla taşınmazın devrinin davacının satacağı üçüncü kişi adına yapılması konusunda anlaştıklarını, davalı …’ın taşınmazı kızı adına devir ve tescil ettirdiğini, davacının ise taşınmazı dava dışı … Sezgin’e haricen sattığı hususunu davalı …’a bildirdiğini, taşınmazı, haricen devralan dava dışı …’in, 75.000.- TL ve davalı …’ın davacıdan resmi şekilde devrini almadığı araç karşılığında davalı …’a geri sattığını, davacı aracı resmi şekilde dava dışı … adına tescil ettirdiğini, …’in de taşınmaz satış tutarı kadar çeki davacıya verdiğini, davalı …’ın dava dışı …’in üçüncü kişilere olan borcuna karşılık vermiş olduğu çek bedelini ödediğini, ayrıca aracı da …’e teslim ettiğini, bu şekilde taraflar arasındaki sözleşme sebebiyle tarafların birbirine herhangi bir borcu kalmadığını belirterek, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalılar vekilinin cevap dilekçesiyle ileri sürdüğü harici satışlara ilişkin dosyaya hiçbir yazılı delil ibraz etmediği, ayrıca dosyaya celbedilen taşınmaz ve araç kayıtları tedavüllerinin davalıların iddialarıyla uyuşmadığı, taşıt satış sözleşmesinin davalı … ile dava dışı Specialcar … Ltd. Şti. arasında yapıldığı, davacının 30.000.- TL tutarlı cayma bedelini talep konusunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı …’in araç satış sözleşmesinde imzası olduğundan ve sözleşme bedelinin de hesabına havale edildiğinden sözleşmenin tarafı olduğu, resmi yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmelerin bu şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacının davalılara ödediği tutarı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalıların 50.000.- TL’ye yönelik yapmış oldukları itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, her iki sözleşme birlikte incelendiğinde davacı … ‘ın temsile yetkili olduğu, limited şirket adına kayıtlı 35 KD 509 plakalı aracın 190.000,00 TL ile davalı… adına kayıtlı dubleks meskenin 240.000,00 TL bedelle takas suretiyle satışına ilişkin olduğu ve taraflarının davacı … ile davalı … olduğu, her iki sözleşmenin birbirinin tamamlayıcısı nitelikte ve davalı …’in borçlu sıfatının bulunmadığı, buna karşılık davacı …’un birbirinin tamamlayıcısı her iki sözleşme açısından alacaklı sıfatının bulunduğu, geçersiz sözleşmeye göre bir bedel ödenmişse 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İBK kararına göre tarafların kanıtlaması durumunda verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteyebileceği, davalının satış bedelini iade ettiğini usulüne uygun delillerle ispat etmek zorunda olduğu, davalının savunmasında geçen taşınmazın davacının gösterdiği üçüncü kişiye devir ve tescilinin yapılacağı konusundaki anlaşma ile üçüncü kişinin yine haricen aynı taşınmazı davalıya haricen geriye sattığına ilişkin iddialarını yazılı delille ispat edemediği, taraflar arasındaki taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğu, davacı ile davalı … arasında düzenlendiği kabul edilen otomobil satış sözleşmesindeki cayma tazminatının da geçersiz olduğu, bu itibarla davacının cayma tazminatı yönünden dava açmakta aktif husumeti bulunduğu ve bu sebeple istinaf başvurusunun kabulü gerekli ise de davalının karşı istinafı nedeniyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun cayma tazminatı yönünden kabulü gerektiği, davacı vekilinin cayma tazminatının esasına yönelik istinaf başvurusu ile davalılar vekilinin davalı… bakımından satış bedeline yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi gerektiği, davacı vekilinin cayma tazminatı bakımından davacının aktif husumeti bulunduğuna ilişkin istinaf başvurusu ile davalılar vekilinin cayma tazminatının esasına yönelen istinaf başvurusu ve davalı … bakımından pasif husumete yönelen istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalı … bakımından davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalı… bakımından itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne icra takibinin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte devamına, takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz (2.856,58+1.898,63+2.374,52 TL) ve fazlaya (30.000,00 TL) ilişkin istemlerin reddine, likit olan asıl alacağın %20’si oranında 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı…’dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, maddi ve muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.390,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 09.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.