YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2652
KARAR NO : 2020/4625
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2017/579 E- 2017/309 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/12/2018 tarih ve 2018/3736 E- 2018/2756 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2016/8165 Esas sayılı dosyasından kendilerine gönderilen 1. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmelerine rağmen 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, bunlara da itiraz ettiklerini, iptalleri için icra hukuk mahkemesinde açılan şikayet davası hakkında henüz karar verilmediğini, 15 günlük sürenin geçtiğini belirterek bahsekonu 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptaline, icra takip dosyası nedeni ile borçlu bulunmadıklarının tespitine, davacı lehine tazminat verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, dava açıldıktan sonra Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/73 Esas sayılı dosyasından 18.05.2017 tarihinde şikayetin kabulü ile Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2016/8185 Esas sayılı dosyasına ait ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan masrafların davacı uhdesinde bırakılmasına, davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davanın konusuz kalması halinde, dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilerek haklı olan taraf lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. 6. maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin de haksız olduğu tespit edilen tarafa yükletilmesi gerektiği, Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.05.2017 tarihli 2017/73 esas ve 2017/387 sayılı kararı ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, kararın davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının muhafaza edilerek, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davanın ön inceleme tutanağı düzenlenmeden önce konusuz kaldığı göz önüne alınarak, A.A.Ü.T. gereği 1/2 oranında 8.375,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 89. maddesi uyarınca açılan haciz ihbarnamesinin iptali talebine ilişkindir. Davacı borçlu icra dairesince gönderilen 1. haciz ihbarnamesine ve 2. haciz ihbarnamesine yasal süresi içinde itiraz etmiş ancak itiraz dilekçesi icra müdürlüğünce icra dosyası içine konulmadığından alacaklı davalı tarafından 3. haciz ihbarnamesinin gönderildiği ve bunun üzerine davacı borçlu tarafından menfi tespit davası açıldığı anlaşılmıştır. İcra Müdürlüğü yetkililerince 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine yapılan borca itiraz dilekçelerinin icra dosyası içine konmaması nedeniyle davalı alacaklı tarafından davacı borçluya 3. haciz ihbarnamesinin gönderilmesinde ve davanın açılmasında davalı alacaklının herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Davanın konusuz kalması nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı alacaklıya vekalet ücreti ve yargılama giderleri yükletilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece davacı tarafça yapılan yargılama giderinin de davacı üzerine bırakılmasına ve taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliyesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.