YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2727
KARAR NO : 2020/4673
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.05.2017 tarih ve 2016/331 E- 2017/380 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.12.2018 tarih ve 2017/2499 E- 2018/2030 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile davacının eşi olan dava dışı … arasındaki icra takibi esnasında, davacının icra kefili olduğunu, borçlu hakkındaki takip kesinleşmeden icra kefaleti alındığını, kefalet sözleşmesinin de TBK. 583. maddesinde belirlenen şartları taşımadığını, ayrıca davacının şizofren hastası olup fiil ehliyetinin de bulunmadığını, kendisine kefalet sonrasında vasi atandığını ileri sürerek Kırıkkale 3.İcra Müdürlüğü’nün 2014/4339 esas sayılı icra dosyasında davacıdan alınan icra kefaletinin geçersiz olması nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, dava konusu işleme dair icra emrinin iptaline karar verildiğini, davacının taraf sıfatı ve hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının kefalet beyanında borcun azami sınırının belirlenmediği, takip talebindeki borç miktarı ile dosya borcunun farklı miktarlarda olduğu, icra kefaletine ilişkin alacaklı veya vekilinin kabul beyanının bulunmadığı, İİK’nın 38. maddesi uyarınca icra kefaletinin ve TBK’nun 583. vd maddeleri uyarınca kefalet işleminin şartlarının oluşmadığı, icra kefilliği işleminin şeklen geçersiz olduğu, bu aşamada davacının ehliyetsizlik iddiasının araştırılmasına yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesinde vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.373,73 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.