YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2936
KARAR NO : 2021/2000
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2018 tarih ve 2017/299 E- 2018/198 K. sayılı kararın davacı ve davalı …Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.03.2019 tarih ve 2018/1882 E- 2019/510 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan eşi olan …’ın diğer davalı banka lehine tapuda adına kayıtlı bulunan taşınmazını ipotek ettirdiğini, ipotek işlemi için TMK gereğince Sulh Hukuk Hakimliği’nden ve müvekkilinden izin alınmadığını, gayrimenkul satımı gibi borçlandırıcı işlemlerin eşlerin rızasına tabi olduğunu, aynı şekilde satış sonrası işlemlerde de eş rızasının arandığını, davalı üçüncü şahıs lehine ipotek verilirken Sulh Hukuk Hakimliği izni ile eş onayının alınmadığından dolayı ipotek akdinin geçersiz olduğunu iddia ederek taşınmazdaki ipotek akdinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacının eşi …’ın diğer davalı şirket yetkilisi olarak 22.01.2016 tarihli ve 1.000.000.-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalayarak bu sözleşmenin teminatı olarak davaya konu taşınmazda müvekkili banka lehine ipotek tesis ettiğini, bu ipotek tesisi sırasında davacının bizzat eşi …’a ait olan taşınmaz üzerinde müvekkili banka lehine ipotek tesis edilmesine muvafakat verdiğini, ipotek tesisine eş olarak rıza gösterdiğini, davacının eşinin ve şirketinin müvekkili bankaya hali hazırda 290.654,89 TL ile 544.440,46 TL güncel borçlarının devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacının, eşi …’ın davaya konu taşınmazı davalı bankaya ipotek etmesinde 23.06.2016 tarihli muvafakatnamesinin bulunduğu, davacının bu muvafakatname altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, TMK 194/1 maddesi uyarınca eş rızasının alınmış olduğu, taşınmazın konut niteliğinde olup eş rızasının da alınmış olması nedeniyle ipoteğin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ile davalı …Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacının eşine ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edilirken davacının açık rızasının alındığı, rıza alınmasına ilişkin belgedeki imzaya davacının itiraz etmediği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine dair kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, bu sebeple davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalı …Ş. vekilinin istinaf talebine gelince, davanın esastan reddedilmiş olması nedeniyle davalı banka yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı …Ş. lehine nispi vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.