YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2982
KARAR NO : 2021/1955
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.01.2018 tarih ve 2015/97 E- 2018/47 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.03.2019 tarih ve 2018/1316 E- 2019/412 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirkete ait muhasebe kayıtlarının kontrolü esnasında 3 adet çekin kayıp olduğunun tespit edildiğini, yapılan araştırmada çeklerin boş kısımlarının doldurularak imzalanmak suretiyle davalı … Derneğine dernek tarafından da ciro yolu ile kulüp yöneticisi davalı …’e verildiğinin anlaşıldığını, davacının davalı spor kulübü ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmadığını ve derneğin amacı dışında çek kabul etmesinin mümkün olmadığını, davalı …’in davalı derneğin yöneticisi olduğundan iyiniyetli yetkili hamil olarak kabul edilmeyeceğini ileri sürerek davacının dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı şirket yetkilisi …’ın davalı kulüpte as başkan olduğunu ve davalı kulüp adına imza yetkilisi olduğunu, …’ın davalı kulübe olan borcu ve davacı firmanın reklamları karşılığında davaya konu çeklerin davalı …’a verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davalı …’in çeklere düzgün ciro silsilesi ile iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacının çeklerin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacı şirket yetkilisi …’ın davalı …’a başkan adayı olduğunu ancak seçimi kaybettiği için kötü niyetle bu davayı açtığını savunarak davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu çeklerin davacı şirket yetkilisinin verdiği açıkça çek keşide edebilme yetkisine haiz vekil … tarafından imzalanarak davalı … Derneğine teslim edildiği, dernek tüzüğüne göre kulübün amaçlarını gerçekleştirmek üzere bir takım kat karşılığı inşaat işleri yaptırabileceği ve gelir elde edebileceğinin düzenlendiği, çek almasının dernek faaliyetlerine aykırılık teşkil etmediği, çekin bir ödeme vasıtası olup aksinin iddia eden tarafından yazılı delille kanıtlanması gerektiği davacı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, dava dışı …’ın, şirketin eski müdür ve ortaklarından olduğu, yine dosya içerisinde mevcut 28/01/2015 tarihli vekaletnamesi ile şirket müdürü Muazzez Kanat’ın şirket adına çek keşide etmek dahil tüm işlemleri takip yetkisini …’a verdiği, davaya konu çeklerin keşide tarihinin de bu vekaletnamenin düzenlendiği tarihten sonraki dönemlere ait olduğu, bu nedenlerle davacı tarafın çeklerin sahteliği iddiasını ispat edemediği, eski şirket temsilcisi …’ın davalı dernekte yöneticilik yaptığı, dava konusu çeklerin davacı şirket temsilcisi tarafından derneğin faaliyetini sürdürmesine yönelik bağışlama amacıyla verildiği, davalı derneğin bağış almasına yönelik yasal engel bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.