YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2986
KARAR NO : 2021/2256
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2017 tarih ve 2015/1098 E. – 2017/1101 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/1146 E. – 2019/737 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Vakar Tekstil Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil olarak imzalandığını, kullanılan kredi borcu ödenmediği için hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl borçlunun borcunun teminatı olarak davalıya ait 5 adet taşınmaz üzerine 1.250.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiğini ve davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, daha sonrada bu davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalı kefil olsa bile davalının verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığından bu davaya konu icra takibinin mükerrer ve geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından verilen ipoteğin asıl borçlunun borcunun teminatı olarak verildiği, kefilin kefaletten doğan borcunun teminatı olarak verilmediği, davacı bankanın aynı alacak için İİK’nın 45. maddesi ve TBK’nın 586. maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yanında tahsilde tekerrür olmamak üzere kefiller hakkında ilamsız takip yapabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptali ile takibin 517.448,82 TL üzerinden devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, somut olaya konu ipotek senetlerinin incelenmesinden ipoteğin hem asıl borçlunun asaleten ve kefaleten borçlarının ve hem de kefilin asaleten ve kefaleten borçlarının teminatı olarak tesis edildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takip dosyasında yapılan kapak hesabına göre toplam borcun 778.711,68 TL olduğu ve ipotekle taşınmazların 21.07.2016 tarihinde ihale edildiği, toplam ihale bedelinin 797.400,00 TL olduğu, ihalenin henüz kesinleşmediği, bu durumda davacının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapması gerekiği, ipotekli taşınmazların alacak bedelini karşıladığı, dolayısıyla davacının davalı hakkında ilamsız takip yapmakta haksız olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.