YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2987
KARAR NO : 2021/1913
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2018 tarih ve 2016/654 E. – 2018/612 K. sayılı kararın fer’i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, verilen 12.12.2018 tarih ve 2016/654 E. – 2018/612 K. sayılı fer’i müdahil vekilinin istinaf isteminin reddine dair ek kararın istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin 06.03.2019 günlü karar fer’i müdahil vekilince temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2019 tarih ve 2019/228 E. – 2019/450 K. sayılı ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında davalının ithal ettiği içeceklerin alım satımı hususunda ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin, davalının talebi üzerine, karşılığında bir mal veya hizmet almadığı halde davalıya, dava konusu toplam 1.000.000 TL bedelli çekleri nama yazılı olarak ileri tarihli bir şekilde keşide ederek, avans olarak verdiğini, taraflar arasında yapılan 11.08.2016 tarihli cari hesap mutabakatına göre, davacı şirketin davalı şirketten 1.029.851,35.-TL alacaklı olduğunu, davaya konu çeklerin nama yazılı olduğunu bilerek, onu iktisap eden üçüncü kişilerin iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürerek, davacının Halkbank …Şubesi’ne ait … nolu 26.08.2016 tarihli 130.000 TL bedelli, …nolu 28.08.2016 tarihli 130.000 TL bedelli, …nolu 28.08.2016 tarihli 160.000 TL bedelli, …nolu 10.09.2016 tarihli 200.000 TL bedelli, … nolu 05.10.2016 tarihli 380.000 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacı şirketin söz konusu çekleri taraflar arasında kurulan sözleşmeye istinaden teslim edilen mallar sonrasında tahsil amaçlı olarak teslim ettiğini, çekler üzerinde teminat olduğuna ilişkin hiçbir kayıt ya da ekinde herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/626 esas sayılı dosyasında davacı vekili, taraflar arasında davalının ithal ettiği içeceklerin alım satımı hususunda ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin, davalının talebi üzerine, karşılığında bir mal veya hizmet almadığı halde, davalıya, Halk Bankası …Şubesi’ne ait, 6939433 nolu 31.08.2016 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli çeki nama yazılı olarak ileri tarihli bir şekilde keşide ederek, avans olarak verdiğini, cari hesap mutabakatına göre davalıdan alacaklı olduklarını, çekin nama yazılı olduğunu bilerek, onu iktisap eden üçüncü kişilerin iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürerek, söz konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/626 esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacı şirketin söz konusu çekleri taraflar arasında kurulan sözleşmeye istinaden teslim edilen mallar sonrasında tahsil amaçlı olarak teslim ettiğini, çekler üzerinde teminat olduğuna ilişkin hiçbir kayıt ya da ekinde herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/716 esas sayılı dosyasında davacı vekili, taraflar arasında davalının ithal ettiği içeceklerin alım satımı hususunda ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin, davalının talebi üzerine, karşılığında bir mal veya hizmet almadığı halde, davalıya, Halk Bankası …Şubesi’ne ait toplam 150.000 TL tutarlı 4 adet çeki nama yazılı olarak ileri tarihli bir şekilde keşide ederek avans olarak verdiğini, davalı ile yapılan 25.08.2016 tarihli cari hesap mutabakat sözleşmesine göre davacının davalıdan alacaklı olduğunu, çeklerin nama yazılı olduğunu bilerek, onu iktisap eden üçüncü kişilerin iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürerek, söz konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/716 esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacı şirketin söz konusu çekleri taraflar arasında kurulan sözleşmeye istinaden teslim edilen mallar sonrasında tahsil amaçlı olarak teslim ettiğini, çekler üzerinde teminat olduğuna ilişkin hiçbir kayıt ya da ekinde herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil Garanti Bankası A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davalara konu çeklerin, davacı YHM Tasarım …. A.Ş. tarafından, davalı Demok İçecek … Ltd. Şti. adına keşide edildiğini, sonrasında Demok … Ltd. Şti. tarafından bankaya ciro edildiğini, çeklerin vadesinde ödenmemesi ve karşılıksız çıkması sonucu icra takibi başlatıldığını, bankanın zarara uğradığını, çekler üzerinde açıkca “emre yazılı değildir” ibaresi yer almadığından, çeklerin nama değil, emre yazılı olduğunu, devir için temlik muamelesinin yapılmasına gerek olmadığını, ciro ve teslimin yeterli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki olduğu, birbirlerine karşılıklı teminat çekleri verdikleri, davacının da dava konusu çekleri nama yazılı olarak düzenleyip, davalıya teslim ettiği, davacı tarafca, davalının verdiği teminat çeklerinin, davalıya iade edildiği, ancak herhangi bir mal teslim edilmediği halde, davacı tarafından keşide edilerek teslim edilen çeklerin davacıya iade edilmediği, bedelsiz kaldıkları, davalının da 11.08.2016 tarihli cari hesap mutabakatında davacıya borçlu olduğunu kabul ettiği, kabul edilen borç tutarının çeklerin toplam bedelinden fazla olduğu, davalı tarafca davacının ticari defterlerindeki kayıtların ve cari hesap mutabakatının aksinin ispat edilemediği, davalının ihtaratlı tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını da ibraz etmediği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kabulü ile, davacının Halkbank …Şubesi’ne ait … nolu 26.08.2016 tarihli 130.000 TL bedelli, …nolu 28.08.2016 tarihli 130.000 TL bedelli, …nolu 28.08.2016 tarihli 160.000 TL bedelli, …nolu 10.09.2016 tarihli 200.000 TL bedelli, … nolu 05.10.2016 tarihli 380.000 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/716 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile, davacının Halk Bankası …Şubesi’ne ait 8335160 nolu 15.10.2016 tarihli 30.000 TL bedelli, …nolu 29.10.2016 tarihli 35.000 TL bedelli, 8335162 nolu 04.11.2016 tarihli 42.500 TL bedelli, 8335163 nolu 11.11.2016 tarihli 42.500 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/626 esas sayılı dava dosyası yönünden, dava konusu çek davalı tarafca davacıya iade edilmekle, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı feri müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2018 tarihli ek karar ile feri müdahil vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı fer’i müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, fer’i müdahilin davanın tarafının yanında ve ona yardımcı olmak üzere yargılamaya katılabileceği, ancak davanın tarafı olmadığı, HMK’nın 69. maddesinde “Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir.” denildiği, bu durumda fer’i müdahilin yanında yer aldığı tarafın kararı istinaf etmemesi durumunda, tek başına kararı istinaf etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince feri müdahil bankanın istinaf başvurusunun reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle feri müdahil vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı feri müdahil vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2019 tarihli ek karar ile fer’i müdahilin kararı tek başına temyiz etme yetkisi olmaması sebebiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı fer’i müdahil vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahilin kararı tek başına temyiz etme yetkisi olmaması sebebiyle temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen fer’i müdahilin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden fer’i müdahile iadesine, 02.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.